EĞİTİMDE ŞİDDETİN ÖNLENMESİ 2009-2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SENE BAŞI TOPLANTISI POLİSEVİNDE YAPILDI


EĞİTİMDE ŞİDDETİN ÖNLENMESİ 2009-2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SENE BAŞI TOPLANTISI POLİSEVİNDE YAPILDI


Eğitimde Şiddetin Önlenmesi Sene Başı Toplantısı Polisevinde 14.10.2009 Çarşamba günü saat 10:00’dayapıldı. Toplantıya Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ahmet ALAGÖZ, Emniyet Müdür Yardımcısı Necmettin PEK, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Abdulkerim IŞIK Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürü Doğan DOĞAN ile birlikte İl Merkezindeki İlköğretim ve Ortaöğretim Okullarının Müdürleri ve Rehber Öğretmenleri katıldı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda katılımcılar eğitimde şiddetin önlenmesi ve riskin azaltılması ile ilgili konuşmalar yaptı.



Toplantıda söz alan Merkezimiz Müdürü Abdulkerim IŞIK , eğitimde son zamanlarda ülke genelinde ciddi problemler olarak yaşanan ve ilimiz açısından da risk oluşturan şu konular üzerinde vurgular yaptı. On dört yaşında okula sarhoş giden çocuklarımız var.Alkol tüketimi yıllık 28 lt'ye yükseldi.Alkol ve uyuşturucu nesilden nesile genlerle geçer!!!!!







Kullanım yaşı dünyada 9 yaşa kadar iniyor. Ülkemizde bu oran 13-14 yaşlar arasında görülüyor. Özellikle uyuşturucunun tedavisinde başarı oranı % 5 olarak görülürken gerçekte bu oran % 1’ lerde bile zor görülmektedir. Türk Psikologlar derneği tarafından yapılan araştırmada Öğrencilerde uyuşturucu kullanımı % 2.9 oranında çıkmıştır. Uyuşturucu madde bağımlılığı; bağımlı olunan maddenin elde edilebilmesi için, bireyin bütün değerlerini feda edebileceği çok tehlikeli bir bağımlılık türüdür..


Bağımlılığı şeker hastalığı gibi düşünebiliriz… Şeker hastalığında da kişi eğer şeker kullanmaz ve diyetine dikkat ederse, rahat yaşar ve hastalık onun için bir sorun olmaz. Ancak ne zaman şeker yer ise hastalık canlanır ve o kişi için ciddi bir sorun yaşanmaya başlar. Bağımlılık iyileşmez, düzelir!







Uyuşturucu kültürü ve terörle mücadelede en etkin yol gençliğimize ideal aşılamak; vatanını ve milletini, tarihini, dinini,kültürünü sevdirmek ve milli, manevi değerlerle onları donatmaktır. 17 yaşında uyuşturucu bataklığına saplanan liseli kızlarımız artık haberlerin manşetinden veriliyor.. Hep çocuk ve gençlerimizi mercek altına alırken dikkatimizden kaçan önemli bir etkenin varlığını unutmamamız gerekiyor. Öğretmen ve idareci tavırları/davranışları konusu… İlişki ve iletişimlerimizi , hata düzeltme ve terbiye etme yaklaşımlarımızı zamanımız şartlarında ve sosyo-psikolojik veriler ışığında yeniden düzenlememiz kaçınılmazdır. Cinsel sapmalar ve bozukluklar medya ve kontrolsüzlüğünde etkisiyle hiç istenmeyen boyutlara ulaşmış durumdadır.







Toplumsal düzenlemelerin ve sosyal ortamın bu tür problemleri tolere edebilecek yapısal estrümanlara şiddetle ihtiyacı vardır. Resmi ortamlar bu konuda informal süreçten destek almasını bilmelidir. Aksi taktirde geri dönülmez ve onarılmaz bozukluklarla birlikte soluma mecburiyeti kaçınılmaz olacaktır. Katlanamayacağımız manevi ve maddi yüklerin bedeliyle yüzleşmeden, bugünden elimizden geleni aklı-selim ile çabalamamız gerekiyor… dedi.


Devamında Uyuşturucu ile ilgili bir sunuyu katılımcılarla paylaştı.


Bu haber 133 kez okunmustur.