2006-2007 EGITIM-ÖGRETIM
YILI HAYIRLI OLSUN
Bugün 18 Eylül
2006 tarihi itibariyle; tüm okullarimizda
egitim-ögretim süreci ögrencilerin
de aktif katilimi ile resmen basladi.
Bu vesile ile tüm ögrencilerimizin,
egitim camiasinin ve anne-babalarin
yeni egitim-ögretim yilini içtenlikle
kutluyor ve basarili bir yil geçirmelerini
temenni ediyoruz. Bu gün okula
ilk defa adim atacak çocuklarimiz,
6.sinifa geçerek yeni bir üniforma
ile okul hayatina devam edecek ögrencilerimiz
ve gençliginde bir göstergesi
olarak ortaögretime baslayacak
olan tüm ögrencilerimiz
için farkli bir an ve baslangiçtir
. Tüm bu bireylerin hayatlarinin
bu anindaki en önemli yasantilari
uyum ve kabul konularinda yasanacaktir.
Milli Egitim Bakanligi’ninda
bu yil ilk defa uyguladigi okula yeni
baslayan çocuklarimizin okula
uyum ve ailelerine egitim destegi
çalismalari da konunun ne kadar
önemli olduguna açik bir
vurgudur.
Ayrica ara siniflardaki ögrenciler
için de okullarin egitim-ögretim
sürecine baslamalari özel
bir heyecan ve özlem konusudur.
Bu ayni zamanda tüm toplumsal
hayatta baslatilacak büyük
bir hareketin de baslangicidir. Artik
tüm yasantimiz ve toplumsal düzenlemeler
adeta okullarin varligina entegre
olmus durumdadir.
Yeni egitim anlayisi da beraberinde
getirdigi degisimlerin yaninda artik
dinamik ve gelismeye açik egitim
ortamlari ve egitimciler gerektirmektedir.
Bu beklentininde karsilanmasi oraninda
uyum, basari, mesleki tatmin ve mutluluk
sürece renk katacaktir.
Okul ve kuralli bir ortamla ilk karsilasacak
çocuklarimiz için okul
fobisi yada ayrilik kaygisi konusunun
ele alinmasina önemli ihtiyaç
hissedilmektedir.
Çocuklardaki okuldan asiri
korku ; kaynagini genellikle aileden
almaktadir. Çocuk aile içindeki
düzenini, özellikle annesini
kaybetme korkusu içine girer.
Bu korku çocukta bilinç
düzeyine gelmez ve çocuk
bu korkuyu okula yansitir.
Okul fobisinin temel belirtisi; çocugunun
okuldan korkmasi ve okula gitmek istememesidir.
Korku tüm okula karsi olabilecegi
gibi herhangi bir çocuga yada
ögretmene, herhangi bir derse
karsi olabilir. Bazi çocuklar
anne-babalarindan kendini sadece okula
kadar birakmalarini ister. Anne-baba
çogu zaman bu durum karsisinda
çocugu okula göndermeyi
basaramazlar. Bazi çocuklarda
hiç okula gitmek istemez evde
kalmak ister.
Genel olarak okul fobisi olan çocuklar;
kendine güveni olmayan, kendi
kendine bir is yapamayan, anne-babaya
bagimli çocukladir. Özellikle
ilkögretim okulu birinci siniftan
okula baslarken anneden ayrilma güçlügü
gösterirler. Hemen hemen bütün
okul fobisi olan çocuklar aile
bireyleri disindaki yabanci kisilerle
sosyal iliski kurmakta güçlük
gösterirler ve utangaçtirlar.
Daha asiri hallerde bu çocuklar
evden disari çikmaktan kaçarlar
ve devamli üzüntülü
görünürler.
Çocukta okul fobisi bazen de
bedensel yakinmalar seklinde görülür.
Mide bulantisi, kusma, uyku bozukluklari
ve bas agrilarindan en sik olarakta
karin agrilarindan yakinmalar görülür.
Temelde psikolojik nedenlere bagli
bedensel yakinmalar o derece kuvvetli
ortaya çikar ki çocuk
artik okul korkusundan yakinmaz. Bu
durumda anne-baba çocugunu
okula göndermez, doktora basvurur
böylece ilk asamada okul fobisi
ile çocuk doktoru ilgilenir.
Bu muayeneler sonucunda bedensel bozuklugun
olmadigi ortaya çinca çocuk
tekrar okula gönderilir. Bu durumda
çocuk dogrudan okul korkusunu
gösterir ayni zamanda anne-babaya
karsi saldirgan ithamlar baslar.
Okul fobisi olan çocuklarda
bedensel sikayetler genel olarak sabahlari
okula gitmeden önce baslar yada
Pazar aksamlari görülür.
Çocugun evde kalmasina izin
verildigi yada tatil günlerinde
bu tür sikayetler ortadan kalkar.
Okul fobisi ile okuldan kaçma
birbiriyle karistirilmamalidir. Okul
fobisi olan çocuklar okuldan
korkarlar, bu korkularini bedensel
yakinmalarla maskelemeyle çalisirlar.
Asiri duygusallik gösterirler.
Disiplin sorunlari yoktur. Zeka seviyeleri
genelde normal ve normalin üstündedir.
Ögrenme ve basari durumu yüksektir.
Çocugun okula gitmemesinden
anne ve babanin haberi vardir. Oysa
okuldan kaçan çocuklarda
korku yoktur, bedensel yakinmalar
çok seyrektir. Disiplin sorunu
çok fazladir. Çocukta
saldirgan davranislar ve umursamazlik
görülür. Bazen okul
fobisi ile okul korkusunu birbirinden
ayirmak güç olabilir.
Çünkü asiri okul
fobisi sonunda çocuk okulda
basarisiz olabilir.
Okul fobisinin ortaya çikisinda
aile içi iliskiler de önemli
rol oynar. Özellikle anne ile
çocugun iliskisi üzerinde
durmak gerekir. Ailede bir ölüm
ya da agir hastalik görülürse
annenin çocugu ile olan duygusal
iliskisi artar ve asiri koruyucu davranislar
içine girebilir.Bu tür
çocuklarda anneden ayrilma
korkusu vardir,bagimsiz hareket etmede
ve kendine yetmede zorluk çekerler.
Bunlar çocukta bedensel sikayetler
seklinde ortaya çikar, aile
çocugun bedensel sikayetleri
nedeniyle hasta olabilecegini ve okula
gidemeyecegini kabul eder.
Bu nedenle çocugun okuldan
uzun süre uzaklastirilmasi sosyal
iliskilerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Çocukta suçluluk duygusu
gelisir. Asiri duyarli olan çocugun
okula uyumu zorlasir. Okul fobisi
olan çocuk okula gitmek istemedigini
çünkü arkadaslarinin
kendisiyle alay edeceklerini ya da
verilen dersleri anlamayacagini ileri
sürer.
Okul fobisinin tedavisi için;çocugun
mümkün oldugu kadar çabuk
ve tekrar okula devam edebilmesini
saglamak gerekir. Okula gitmeme ne
kadar uzarsa çocukta anne-
babada
olusacak diger olumsuz psikolojik
belirtiler artar. Çocugun tekrar
okula baslayabilmesi için bedensel
bir rahatsizliginin olmadigi çocuga,
anneye ve babaya anlatilmalidir.
Anne-babanin çocuklarini okula
göndermede kararli olmalari bu
karari düzenli uygulamalari çok
önemlidir.
Ayrica ögretmenlerin de bu tür
problemlere daha duyarli, anlayisli
ve yardimci yaklasimlari problemin
çözümlenmesinde oldukça
yararlidir.
Okul Fobisinin Olusmasini Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Çocugun okula gitmek
istememesinin nedenlerini arastirin.
• Çocuga karsi tutumlarda
asiri koruyucu ve esnek olunmamalidir.
• Çocugun bagimli oldugu
ebeveyn yerine okula diger ebeveynin
götürmesi saglanmali.
• Çocuk okulda oldugunda
kaygilandigi her ne ise o konuda belli
bir güven kazandirilmaya çalisilmalidir.
• Okula gitmedigi için
çocugu suçlamaktan kaçinin.
• Okula gitme konusunda aile
üyelerinin kararli ve israrli
olmasi gerekir.
• Çocugun okula gitmek
istememesinde gerçekte organik
kökenli bir rahatsizlik olup
olmamasina dikkat edin.
• Okul ortami çocuk için
okul fobisi olusturuyorsa o zaman
ögretmen sinif içi etkinliklerini
çocuklarin düzeyine uygun
ve zevkli olmasina dikkat etmelidir.
• Ögretmen çocugun
sinif içinde mutlu olabilmesi
ve sinif ortamina katiliminin saglanmasi
için destek olmalidir.
• Ögretmen çocuga
karsi anlayisli olmali ve zorlayici
tutumlardan kaçinmalidir. Ögretmen
çocugu okula biraz alistirdiktan
sonra ona görevler vererek önemini
ve islevini vurgular
Her seyden önce bu tür problemler
yasandiginda ilk elden rehberlik yardiminin
alinmasi ihmal edilmemelidir.
Uzman Psikolojik Danisman
Abdulkerim ISIK
Rehberlik ve Arastirma Merkezi Müdürü