ADIYAMAN EĞİTİM VE…..(2)


ADIYAMAN EĞİTİM VE…..(2)


Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim IŞIK
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü

Bir önceki yazıda Adıyaman'daki eğitimin sorunlarını doğru tespit etmek gerektiğini, samimi ve fedakar çabalarla paylaşılması ve çözüm önerileri üzerinde uzlaşılmasının mutluluğa giden yolun rotası olduğunu; yani bu yolu başarmanın formülü olarak vurgulamıştık.
Başarı her zaman sadece çok çalışmakla elde edilememektedir. Unutmayalım ki, hayat üç günden ibarettir. Dün, bugün ve yarın. Biz eğitimimizdeki başarısızlığı dünde yaşadık belki, kaliteyi bugün de arıyoruz ve yarın için çokta somut şeyler önümüze koyamıyoruz. Kalite arayışımız dünün bize bıraktığı bir kaygı olarak yaşanmakta, bu noktada fazla beklemek, çok konuşmak hepimizi daha çok kaygılandırmaktadır. Öncelikle bugünden başlayarak geleceğimize birazda bizi aydınlatacak bir projeksiyon tutmak gerekmektedir.
İstiklal mücadelemizin motivatörü M. Akif'te O dönemdeki yol arkadaşlarına şöyle sesleniyor. "Evet! İnsan halin her türlü şedaidine katlanır, ama istikbalde bir ışık görmek şartıyla…. Yoksa yarının daha karanlık, öbür günün ondan da berbat olacağını gün gibi görürken, yaşamak pek arzu olunur bir şey değil." Aynı şiddet ve yoğunlukta olmazsa da benzer durum ve tema eğitimimiz içinde geçerlidir.
Bu ufuk ve vizyonumuzla artık klasik yaklaşımların ötesinde gençliğimizi yeni bin yılın yükselen değerleri ışığında beslemek ve büyütmek (Bilgi orjinli, etkileşim ve iletişim anlayışında, insan merkezli, sürekli öğrenme-değişim-gelişim esaslı,grupsal başarı amacıyla dolu,bilgi teknolojisine sahip ve kullanabilen, öğrenen insan-öğrenen kurum-öğrenen toplum sürecine sahip,…) VE biz onları yani çocuklarımızı kendi devrimiz için değil, bizzat onların devri için yetiştirmek zorunluluğu ve sorumluluğu altında olduğumuzun bilincinde olmalıyız.
Artık eğitimin amacı yetenekliyi seçmek değil, yetenek geliştirme yollarını bulmak bulmaktır. Öğretmenler ise bireysel farklılıkları korumak yerine onları en aza indirme gayretinde olmalıdır. Artık öğrenci bütün bilgileri istendiği gibi alan bir sünger olarak görülmemelidir. Bilgilerin öğrencimiz için önemli olup olmadığı da değerlendirilmelidir.
Bir eğitim özdeyişinde şu yaklaşımın vurgusu çok anlamlıdır. '' Söyle unutmayayım, göster hatırlayayım,yaptır öğreneyim.''
Öğrencilerin temel düşünce yapısını da etkileyen eğitim metodumuzun tümdengelim'den kurtarılarak tümevarım'a dönülmelidir.
Konuya rehberlik açısından yaklaştığımızda, problemin sınav merkezli bir başarı arayışıyla ele alındığı, başarısızlık ve kalite probleminin sadece sınav sonuçları esasına dayandırıldığı, bu değerlendirmenin de çok doğru yapılıp-yapılmadığının da tartışmalı olduğu ve tüm bu yaklaşımların öğrencilerdeki hazır bulunuşluk düzeyi, eğitsel donanım, Sosyo-kültürel ve ekonomik faktörlerin dikkate alınmadan sergilendiği görülüyor, özellikle süreç içerisinde öğrenci merkezli bireysel eğitimden uzak kalması da önemli bir eksiklik olarak tesbit ediliyor.
Yapılanmanın öğrenciyi nasıl etkilediği ve başarı değerlendirmesinde kriter olarak gösterilen unsurların pozitif etki gücüne sahip avantajları pek ele alınmıyor gibi… Doping almış antrenmanlı bir sporcu ile sadece kendi şartlarında hazırlanmış hem de korku ve kaygılara sahip bir sporcuyu ……
Bir diğer yazımızda sadece Adıyaman’ı ilgilendiren yönleriyle ve önerileriyle konuyu irdelemeye çalışacağız . Görüşmek üzere..


<<Geri Bu Makale 64 kez okundu