ALKOLIZM
* Uzm.Psk.Danisman
Abdulkerim ISIK
Il Egitim ve Gençlik Komisyonu
Günümüzde
insanlarin günlük hayatlarinda
alkole verdikleri yer gittikçe
artmaktadir.Bu dogrultuda alkole bagli
olarak bireysel ve toplumsal problemlerde
de artis olmakta ve olusan bagimlilik
nedeniyle insanlarin beden ve ruh
sagliginin bozulmasi yaninda,alkolizme
bagli olarak aile ve is çatismalari
ortaya çikmaktadir.
Dünyadaki gelismelere ve küresel
degisimlere paralel olarak özellikle
2.Dünya savasindan sonra bütün
toplumlarda alkol kullaniminin arttigi
görülmüstür.Ister
gelismis isterse gelismekte olan ülkeler
olsun,hiçbir ülke bu artisin
disinda kalmamistir.Böylece alkol
tüketimiyle beraber alkolün
getirdigi bireysel ve toplumsal problemler
de artmistir.
Bununla beraber dini yasaklar,gelenek
ve görenekler,töre gibi
toplumsal faktörler alkol aliskanliginin
artisi açisindan toplumlar
arasinda belirli bir fark olusturmaktadir.
Birçok toplumda içki,arkadas
iliskileri ile baslar.Dogum,evlenme
yildönümü toplantilari
içki ile kutlanir.Is konusmalari,dernek
yararina bagislar,basarinin sevinci
ve nesesi içkiyle renklendirilir,üzüntüler,sikintilar,bunalimlar
alkolle giderilmeye çalisilir.
Bati ülkelerinde yapilan istatistiklere
göre büyük kentlerde
oturanlarin % 70-80”nin alkol
kullanmasina karsilik,bu oran küçük
kasaba ve köylerde geleneksel
hayat süreci,dinin,törelerin
yasaklayici etkisi,küçük
çevre içinde herkesin
birbirini tanimasi ve denetlemesi,ekonomik
sartlar nedeniyle içki tüketimi
ve alkolizm az olmaktadir.
Alkole baslama yasi toplumdan topluma
degisme göstermektedir. Bu ortalama
olarak 16-20 yas arasindadir. Ülkemiz
için bu ortalamalar 18-22 yas
arasinda oldugu söylenebilir.Genelde
arkadaslarinin etkisiyle,merak ve
taklit sonucu içilen alkol,bireysel
ve toplumsal nedenlerle aliskanlik
ve bagimlilik yapmaya baslar.
Dünya saglik örgütü
(WHO) içki içenle alkoligi
ayirmak için su tanimi kullanmaktadir.Içkinin
isine engel oldugunu degil de,isinin
içmesine engel oldugunu düsünmeye
baslayan kisi alkoliktir. Fazla alkol
almanin erkekler arasinda güç
simgesi olarak degerlendirilmesi birçok
gencin kisa zamanda alkolik olmasina
yol açar. Kadinlara oranla
erkeklerde alkolizm yüksektir.
Ancak çalisan ve erkeklerle
yarisan kadinlarin sayisi arttikça
bu oranin yükseldigi görülmektedir.
Çogu kisinin düsündügü
gibi alkol,bir uyarici degil yüksek
beyin merkezlerini etkisi altina alan
bir uyusturucudur.Alkolün etkisi
aklinda bu merkezlerin ketleyici denetimi
azaldiginda,davranislarda bir özgürlük
durumuyla birlikte bazi ilkel tepkiler
görülür ve bu arada
denetim altinda bulunan dürtüler
de disa vurulabilir.Alkol alan kisi
bir süre sonra (sarhosluk) çevresindeki
kisileri kendisine çok yakin
bulur,sicak duygular gelistirir,kendine
asiri güven duyar,kaygilarini
geride birakarak gerçek disi
bir dünyaya girer.Ancak bu duygusal
uyarilmaya karsilik zihinsel ve devimsel
islevleri bozulur.Kandaki alkol miktari
%0.1”e ulastiginda konusma,görme
ve devimsel uyum bozulur,bu miktar
%0.5”e ulastiginda kisi kendinden
geçer,kandaki alkolün
orani %0.55”in üzerine
çiktigi durumlar genellikle
ölümle sonlanir.
Kaygi duygularini ve hayatin sürekli
zorlanmalarini alkol yardimiyla geçistirme
çabalari kisilik düzeninin
giderek bozulmasina neden olur, törel
degerlerde ve zihinsel islevlerde
bir düsme görülür.
Dikkat toplama, bellek ve yargilama
yeteneklerinde bozulmalar olur. Alkol
tutkunu kisi giderek sorumluluklardan
kaçar, ailesiyle ilgilenmez,
görünümüne özen
göstermez, onurunu yitirici davranislarda
bulunur, is hayatini sürdürmekte
güçlük çeker
ve bu tutkusu elestirildiginde hirçinlasir.Dolayisi
ile alkol tutkusu bireysel bir problem
olmaktan öte toplumsal bir problem
durumuna gelir.
*Adiyaman Rehberlik ve Arastirma Merkezi
Müdürü
16.YY”da yasayan Sebatren Franck”in
deyimiyle “Önce kisi alkolü
içer,daha sonra ise alkol kisiyi
içer.” Alkole bagli olarak
ortaya çikan bazi kisilik bozukluklari
yani psikozlar arastirmacilar tarafindan
tesbit edilmistir.
En yaygin görülen türü
Delirium Tremens”dir.Genellikle
kisa süreli bir tedirginlik ve
uykusuzluk döneminden sonra ortaya
çikar. Delirium sirasinda kisi
zaman, yer ve insanlari degerlendirmede
güçlük çeker.
Hastahaneyi otele, doktorlari eski
dostlariyla karistirir. Çevresindeki
en küçük gürültüyü
veya hareketliligi büyük
bir ürküntüyle karsilar.
En önemli belirtileri hizla hareket
eden,fare,yilan ve böcekler biçiminde
beliren ve kisiyi dehsete düsüren
görme halüsünasyonlaridir.
Dilde ve ellerde titremeler terleme,
kalp düzensizligi,dilde paslanma
diger belirtilere eslik eder. Genellikle
5-6 gün süren Delirium Tremens
sonunda kisi derin bir uykuya dalar.
Akut Alkol Hallusinozu gizil kalmis
bir psikoz egilimini, uzun süre
alkol alinmasi sonucu etkinlik kazanmasiyla
görülür ve baslica
belirtisi isitme sancilaridir. Basta
konusmalarin, giderek kendisini suçlayici
ve lanetleyici bir nitelik aldigi
düsüncesi yerlesir. Suçlamalar
daha çok cinsel saplantilara
iliskindir. Bu sancilar o kadar çogalir
ki sanki içinden çikilmaz
durumlar artmistir ve çevresinden
imdat istemeye baslar.
Yine ilk kez Rus Hekim Korsakof tarafindan
tanimlanan Korsakof Psikozu alkoliklerde
sik görülen B vitamini eksikliginden
ve beslenme yetersizligi sonucu sinir
sisteminde olusan doku yozlasmasidir.Baslica
belirtisi,yakin geçmisteki
olaylara iliskin bellek bozuklugudur.
Az önce görmüs oldugu
yerleri, esyalari tanimada güçlük
çeker ve uydurdugu hikayelerle
bu boslugu doldurmaya çalistigindan
sabuklamalar içindeymis gibi
bir izlenim verir.Bu kisilerin kol
ve bacaklarinda doku yozlasmasi görülür.
Yeterli beslenmeyle vitamin tedavisi
yapilsa da zihinsel yeteneklerde ve
bellekte kalici bir küntlesme
görülür.
Alkol paranoyasinda ise kiskançlik
ve aldatilma sabuklamalari yasanir
psikozun basinda kisi hirçin
ve kuskuludur, sürekli olarak
çevresindeki insanlarin yanlislarini
arastirir.
ALKOLIZMDEN KORUNMA
Alkolizmden korunmak için öncelikle
alkol içme ve alkolik olma
egilimi fazla olan risk altindaki
kisilerin belirlenmesi gereklidir.Bu
dagilmis risk grubu;ailesinde özellikle
anne ve babasi alkolik olanlar;yikilmis,dagilmis,parçalanmis
ailelerden gelenler;Kültür
bakimindan gelismemis,ekonomik bakimdan
gelismis ailelerden gelenler;Ruhsal
gelisme dönemlerinde takintisi
ve saplantisi olanlar,sürekli
ruhsal problemi ya da hastaligi olanlar,topluma
kolay uyum saglayamayanlar.
Alkolizmden korunmanin diger bir yolu
toplumun aydinlatilmasidir.Alkolün
kisi ve toplum üzerindeki olumsuz
etkileri gerçekçi bir
sekilde kitle iletisim araçlariyla
topluma duyurulabilir.Özendirici
yayinlara gerekli hassasiyet gösterilerek
yayin disi birakilmalidir.
Tedavisi oldukça yogun ve karmasik
bir çalismayi gerektirir.Önce
bedenin alkolün etkisinden kurtarilmasiyla
baslanir.Ona olan ihtiyaci hafifletilir
ve var olan problemleri çözümlenmeye
çalisilir.Bunlara ragmen tedavinin
genellikle basarili oldugu da söylenemez.Bir
kismi tekrar alkole dönerek alkol
zehirlenmesinden ve daha önce
bahsedilen alkol psikozlarindan hayatlarina
son vermektedirler.
Bilimsel arastirma sonuçlari
alkolizm tedavisinin %15-20 oraninda
basarili oldugunu göstermektedir.