DIL VE KONUSMA BOZUKLUKLARI KONUSMA BOZUKLUGU

Fetanet KARLIDAĞ
ELAZIG RAM Müdürü
DIL VE KONUSMA BOZUKLUKLARI KONUSMA BOZUKLUGU
Konusmanin akisinda, ritminde, tizliginde, vurgularinda ve ses birimlerinin çikarilisinda asagidaki belirtilerden birinin görülmesi konusma bozuklugu olarak tanimlanir.
Bunlar:
• Konusmanin anlasilir sekilde olmamasi
• Konusmanin duyulmasinda yetersizlik olmasi
• Sesin bozuk ve tirmalayici olmasi
• Sesin çikarilmasinin, ritminin ve vurgularinin bozuk olmasi
• Dil yönünden kelime ve gramer yetersizliklerinin olmasi
• Konusmanin bireyin yasina ve fiziksel yapisina uygunsuzlugu

ARTIKÜLÂSYON BOZUKLUGU

Konusma dilindeki sesler, nefesin ses bantlarini titrestirerek ya da titrestirmeden girtlaktan geçtikten sonra agiz ve burun boslugunda sekillenmis halidir.
Konusma seslerini çikarma islemine söyleyis (artikülasyon) denir. Dinleyici konusma seslerini atlanmis, yer degistirmis, eklemeler ve çarpitmalar yapilmis gibi algiliyorsa buna söyleyis (artikülasyon) bozuklugu denir.
1¬¬-Sesin Düsürülmesi ya da Atlanmasi: Daha çok küçük çocuklarda, yetiskinlerde ise seyrek olarak görülür. Bir sözcügü olusturan seslerin tümü çikarilmadan sözcügün söylenmeye çalisilmasi durumunda ortaya çikar.
Örnegin; Saat- sat, hayvan- ayvan, havlu-avlu, araba-arba, kapi-api, hava-ava vb. seklinde söylenir.
2-Ses Eklenmesi: Çocuklarin bir kismi bazi sözcükleri aslinda o sözcükte olmayan baska sesleri ekleyerek söylerler. Genellikle birbiri ardina gelen iki ünsüzün arasina bir ünlü ekleyerek söylemeye çalisirlar, ancak baska seslerde eklenebilir. Bu sözcük basi, ortasi ya da sonunda olabilir.
Örnegin; Tren-tiren, Recep-Irecep, Spor-sipor, Saat-sahat, Psikoloji-pisikoloji vb.
3-Sesin Degistirilmesi: Sik görülen artikülasyon bozukluklarindan biridir. Sözcük içinde çikarilmasi güç gelen bir ses çocuga çikarilmasi kolay gelen bir sesle degistirilir. Degistirmeler bazen sözcügün basindaki seste bazen de ortasindaki seslerde olur. Bazen sözcük içindeki seslerin yeri degistirilerek de yapilabilir.
Örnegin;Para-paya, sari-sayi (Örneklerindeki gibi ‘r’ yerine ‘y’ sesi kullanilabilir)
Takvim-taklim, defter-tevter, yüzük-yüsük, toprak-torpak, kamyon-kaymon, köprü-körpü (Örneklerindeki gibi yanlis ögrenmeye dayali olabilir)
4-Sesin Bozulmasi: Sözcük olusturulurken esas çikarilmasi gereken ses oldugundan baska ses çikarilarak konusulur. Bu da konusmayi özürlü hale getirir.
Örnegin; Gelir-gelix-geliy-gelüm ( ‘x’ yöresel olarak çikarilan bir sestir) Karagöz-kaxgöz-kagagöz
1
Nedenleri:

Artikülâsyon bozuklugunun nedenleri yapisal ve islevsel olarak ikiye ayrilir.
1.Yapisal (organik) Nedenler: Konusma organlarinin bir yada bir kaçindaki organik bozukluktan kaynaklanan konusma bozuklugudur. Dudaklarda en çok görülen yapisal bozukluk üst dudak yarikligidir. Bu durumda dudak sesleri olan p,b,m,f,v sesleri bozuk çikarilabilir. Bunun disinda dudaklarin olagan disi ince ya da kalin bir yapiya sahip olmasi dislerin noksanligi düzensiz olusu, damak yarikligi seslerin çikisini bozabilir.
2. Islevsel (fonksiyonel) Nedenler: Konusma organlari saglam oldugu halde görevlerini yerine getiremedikleri durumlarda görevsel nedenler oldugu düsünülür.
3. Isitme Engeli: Isitme özrü ya da isitme duyarligindaki yetersizlik artikülâsyonu olumsuz etkilemektedir. Etkileme derecesi isitme özrünün türü ve derecesine baglidir.
4. Zeka geriligi: Zeka geriligi de artikülasyon bozuklugunun nedenlerindendir. Artikülâsyon bozukluklarinda bazi durumlarda zekâ geriligi arttikça özrün derecesi de artar. Çocugun zihinsel düzeyi bozuklugun düzeltilmesi için oldukça önemlidir.
5. Çevresel etkenler: Bazi artikülâsyon bozukluklari da yanlis ögrenmeye baglidir. Evde konusulan dil çocugun konusma sevkinin kirilmasi, pekistirilmemesi konusmanin engellenmesi, yanlis model alma artikülasyon bozukluguna neden olan etmenlerdir.
6. Duygusal sorunlar: Bazi durumlarda konusma bozukluklari duygusal çatismaya bagli olarak gelisebilir. Düzeltilmesi en güç olan artikülâsyon bozukluklari duygusal çatisma ve uyumsuzluga bagli olanlardir. Bu gibi olgularda eklemleme düzeltme çalismalarinin yani sira egitsel önlemler ve ruhsal sagaltim çalismalari da gerekebilir.

Anne Babaya Öneriler:
Saglikli bir çocuga sahip olmak her anne babanin en önemli isteklerinden biridir. Anneler hamilelik döneminde çocuklari için en güzel ve en bekledikleri özellikleri hayal eder. Onlarin toplumun ve kendilerinin deger verdigi, önemli gördügü tüm özellikleri tasimasini dilerler. Herkes saglikli bir bebek isterken çocugun farkli özelliklerinin olmasi aileyi degisik duygulara iter. Bu duygularin yerine çocugumu nasil taniyabilir, onu egitmek için ne yapabilirim sorularina asagidaki öneriler ve alistirmalar isik tutacaktir:
1. Aileler eger çocuklarinda konusma bozuklugu varsa öncelikle bozuklugun daha fazla artmamasi ve giderilmesi için konusma bozuklugunun türünü ve nedenini iyi bilmek zorundadir. Yeni bozuklugun iyi bir sekilde tanilanmasi gerekir. Bu nedenle uzmanlardan yardim alinmalidir.
2. Konusma bozukluguna yönelik yapilacak çalismalar bu asama belirlendikten sonra aile, uzman yada çocuk okula gidiyorsa ögretmen isbirligi içerisinde ortak tutum belirlenerek yapilmalidir.
3. Eger çocugun artikülasyon bozuklugunun nedeni aile ortami veya duygusal sorunlar ise çocugun psikolojik yardim almasi yararli olur.
4. Artikülasyon bozuklugu tanisi konulursa mutlaka uzman yardimi alinarak çalisilmalidir. Rehberlik ve Arastirma Merkezlerine basvurarak artikülasyon testi yaptirmali ve artikülasyon çesidi, hatali seslerin sayisi ve bu hatali seslerin basta, sonda
2 ya da ortada mi oldugu hakkinda bilgi almalidir.
5. Anne-babalar bir uzmanla diyaloga geçerek çocugun konusma terapisinden faydalanmasini saglasalar da, bununla yetinmeyip uzman önerisi dogrultusunda evde çocuklariyla bireysel olarak ilgilenmelidir.
6. Yapisal bozukluk ve duygusal çatismaya dayali olmayan artikülasyon bozukluklari ailenin özverisiyle düzeltilebilir. Anne baba bu çalisma esnasinda sevecen ve sabirli olmali, hatali seslerin birden düzelecegini düsünmemelidir.
7. Ayrica konusma bozuklugunun türü ve derecesi ne olursa olsun çocuklarina yardimci olabilmeleri yada zarar vermemeleri içi su genel ilkelere mutlaka dikkat etmelidirler.

• Konusmasini düzelmektense "daha yavas konusursan zorluk çekmezsin" gibi iyi niyetli ve suçlayici olmaktan uzak ifadeler kullanmak
• Çocuga zaman ayirin, duygu ve heyecanlarinin sözel olarak ifade etmesine olanak taniyin
• Evet- hayir seklinde cevaplanacak sorulardan çok çocugu konusmaya zorlayan sonu açik sorular sorunuz
• Konusmasi için ona baski yapmayin
• Çocukla konusurken kisa ve basit cümleler kurun
• Aile ve okul çocuga deger verildigini her firsatta hissettirmelidir
• Çocuga kendini rahat ve güvenli olmasi saglanmalidir.
• Kendisine kizilmayacagini elestirilmeyecegini yada baska sert tepkiler alamayacagini bilmelidir
• Evde ve sinifta ilk zamanlar bildigi konularda belirli araliklarla birkaç kelimelik yada bir iki cümlecik konusma firsati verilmelidir daha sonra iki üç cümlelik konusmalarda söz hakki vermeli, bunlari basardiktan sonra konusma süresi yavas yavas uzatilmali, konusmaya tesvik edilmelidir.
• Çocuk konusurken takilma ve kekeleme gibi durumlarda konusmasi düzeltilmemeli onun adina konusulmamalidir.
• Konusma sonuna kadar sabirla dinlenmelidir. Ayrica konusma sirasinda onu cesaretlendirerek onu cesaretlendirerek tepkiler verilmelidir. Dikkatle dinlendigini gösterecek jest ve mimikler yerinde kullanilmalidir.
• Konusma sirasinda çocugun konusma sekline degil, konustugu konuya dikkat edilmelidir. Konusurken dudaklara degil gözlere bakilmalidir.
• Sinif ortaminda ve aile içinde basarili olabilecegi sorumluluklar verilmeli, basarili olma duygusu tattirilmalidir.
• Çocugun basarisiz ve hatali oldugu durumlarda onur kirici, kisiligini zedeleyici davranilip elestirilmemelidir.
• Sinif içinde yapilan kutlamalarda çocuga aktif görev ve sorumluluk verilmelidir. Konusmaya yönelik olmalidir.
• Evde yüksek sesle siir ve kitap okuma bir konu üzerinde konusma bir olayi yorumlama bir öyküyü anlatma vb. çalismalara uygun ortamlar hazirlanmalidir okul ve aile bu konuda il birligi yapmalidir

3
GECIKMIS KONUSMA
Konusma özürleri içinde sikça ortaya çikan bir konusma bozuklugu türüdür. Çocuklarin akranlariyla kiyaslandiginda önemli derecede konusmanin akiciligi, içerigi, anlami ve kelime dagarciginda bir yetersizlik görülür. Çogu anne baba ayni yasta olmasina karsin çocugun akranlarindan geri olmasini degisik sekillerde yorumlar.
Aslinda gecikmis konusma çocugun bebeklik döneminde geçirmesi gereken konusma gelisim asamalarindan birine takilip kalmasi veya o asamalardan birine geri dönüs yapmasi durumudur. Bu nedenle hem derece hem de tür olarak çok degisiklik gösteren bir konusma özrüdür. Tani koyarken daha çok gözlem ve çocugun anne babasindan alinacak bilgilerle ipucu elde etmeye çalisilir.

Belirtileri
• Kisitli sözcük dagarciklari vardir. Ya hiç konusmazlar ya da zor anlasilan birkaç sözcük kullanabilirler.
• Yutma, çigneme, salya akitma sorunlari olabilir.
• Düsünce ve isteklerini anlatmada zorlanabilirler.
• Jest, mimik, isaret kullanmaya yönelebilirler.
• Iletisim kurmaya karsi isteksiz davranabilirler.
• Çevrelerindeki seslere, konusmalara ilgisiz davranabilir, dinlemez görünebilirler.
• Anlasilmaz sesler çikarabilirler.
• Çevreleriyle ve girdikleri yeni ortamlarda uyum güçlükleri gözlenebilir.
• Yalniz kalmayi tercih edebilirler.
• Isteklerini, düsüncelerini dile getirirken hos olmayan (vurma, çarpma, aglama, bagirma gibi) tepkilerde bulunabilirler.
• Özellikle zihinsel yetersizligi olanlarin dikkat süreleri kisa ve daginik olabilir.
• Kavramlari geç ve uzun zamanda ögrenebilirler.
• Bellekleri zayif olabilir.
• Ögrendikleri bilgileri transfer edemeyebilirler.
Fiziksel yada çevresel etkenlere bagli nedenler ortadan kaldirildiginda konusma gelisimi zamanla normale dönebilir. Ancak zihinsel yetersizlige bagli konusma bozukluklarinda konusma her zaman normale dönmeyebilir.

Nedenleri:

• Zihinsel yetersizlik
• Yarik damak, tavsan dudak
• Fiziksel yetersizlik, isitme kaybi ve görme özrü
• Uzun süreli hastaliklar ve çocugun sik sik hastalanmasi
• Çocugun ilgi çekici, dil ve konusma gelisimini destekleyen bir ortamdan yoksun olmasi uyaricilarin yetersizligi
• Iki dil konusulan ev ortami
• Baskici aile tutumu
4
• Düsük sosyo-ekonomik düzey

KEKEMELIK
Kekemelik, konusma sirasinda normal disi duraklar yaparak, sesleri ve heceleri uzatarak ya da tekrarlayarak konusma akiciliginin bozulmasi olarak tanimlanabilir.
Nedenleri
Kekemeligin neden olustuguna iliskin görüslerde beraberlik yoktur. Kimilerine göre kekemelik örgensel nedenlere bagli olarak ortaya çikan bir sorundur. Bunlar kekemeligi, fizyolojik ve nörolojik nedenlere baglamaya çalisirlar. Diger bir görüse göre ise; kekemelik ögrenilmis bir davranistir ve aslinda konusmanin kendisi ögrenilen bir davranis oldugundan, kekemelik organik bir özre baglanamaz. Baska bir görüs kekemeligin bir kisilik bozuklugu oldugu seklindedir. Onlara göre kekemeler, kekeleyerek konusmakla, normal sekilde konustugunda doyuramadigi bir takim gereksinimleri doyurmaktadir. Kekemelik bir direnme belirtisi olarak da görülmektedir. Degisik fizyolojik-organik olabilecegi gibi, psikolojik ve soysalda olabilir. Eger birey direnme davranisina neden olan bir durumun etkisi altinda iken konusmaya zorlanir veya kendini konusmak için zorunlu hissederse, direnme etkisini konusmasinda kekeleyerek gösterir. Diger bir görüs, kekemeligin tek bir nedene baglanamayacagidir.

Kekemeligi Artiran Durumlar:
Telefon görüsmeleri, bir isim söylerken, önemli bir sey söylemek isterken, zaman yetersizliginde, kekeleyen kisiyi zor anlayacagi düsünülen birileri ile konusuldugunda, önemli bir sahis ile konusuldugunda ve genis bir dinleyici kitlesine konusuldugunda ortaya çikmaktadir.

Sinif Ögretmenine Düsen Görevler
A) Birinci Dönem Kekemeliginde Ögretmen Sunlara Dikkat Etmelidir:
• Çocugu kekeme diye damgalamayiniz.
• Çocugun konusmasi üzerine asiri titizlik göstermeyiniz.
• Çocugu konusmada acele ettirmeyiniz.
• Hiç bir zaman çocuga "dur, acele etme","yeniden basla","önce derin bir nefes al" gibi uyarilarda bulunmayiniz. Bütün bu uyarilar çocugun dikkatini konusmasi üzerine toplar.
• Çocuk konusurken onun dudak hareketlerine degil gözünün içine bakiniz.
• Sinifta rahat bir hava olusturun.
• Hizli konusmaktan, askerce emirler vermekten sakinin.
• Alayi ve aci sakalari disiplin yolu olarak kullanmayiniz.
• Çocukla samimi ve candan ilgilenin.
• Çocuktan yapabileceginin üzerinde sorumluluklar beklemeyin.
• Sinifin kekeme çocuga karsi durumunu kontrol edin ve sinifi bu duruma hazirlayin.
• Sinifta yapilacak koro çalismalari, toplu söylenen marslar, ritmik
5 etkinliklere kekemenin de katilimi saglanmalidir.
• Çocugun basarili oldugu islerle kendini sinifa kabul ettirmesine yardimci olunuz.
• Sinifta yapilan küme çalismalarinda ona görev veriniz.
• Kisisel kusurlarini azaltmaya yardim ediniz.
• Çocuklarin yaninda baskalariyla onun özrü hakkinda konusmayiniz.
• Ona konusmaya yönelik özel ödevler veriniz.
• Aileyi taniyip onlarla is birligi yapiniz.

B) Ikinci Dönem Kekemeliginde Ögretmen Sunlara Dikkat Etmelidir:

• Kekeme, kekemelik gibi sözcükleri kullanmaktan sakininiz.
• Onun konusmasini oldugu gibi kabul ediniz. Siz kabul ederseniz bunu çocuk da kabul eder.
• Çocugun en az kekeledigi durum ve kosullari saptayiniz.
• Çocukla problemi hakkinda konusunuz ve saglikli kabullenmesini saglayin.
• Çocugun kekemeligine kendinin gülebilmesini saglayiniz.
• Çocuk kekelemeden konustugunda farkina variniz ve begeninizi belli ediniz.
• Konusurken çocuk belli bir tutulma gösterirse çocugun dikkati baska yöne çekilmelidir.
• Çocuk konusurken bir sözcük ya da seste tutulursa onu tamamlamak için yardim etmeyiniz.
• Her türlü konusma pekistirme etkinliklerine sinifta yer veriniz.

Kekeme Çocugu Olan Ailelere Düsen Görevler:
• Her çocugun kendine özgü konusma gelisim hizi vardir. Bazi çocuklarin konusma hizi akranlarindan biraz daha yavas gelisebilir bu onun konusmasinin geç kalacagi geri olacagi anlamina gelmez
• Dikkatli, sabirli ve güçlü ana-babalar telasli, heyecanli ana-babalardan daha yararlidir.
• Iyi konusma çogunlukla iyi model almayla gelisir. Ailede veya yakin yetiskinler arasinda iyi örneklere sahip olmayan çocuklardan iyi konusma beklemek haksizlik olur.
• Akici konusma zaman ister. Zaman isteyen bir sey sabirli olmayi gerektirir.
• Çocugun yaninda iki dil kullanilmamali.
• Daha akici konusan kardesleri veya akranlariyla asla kiyaslanmamali.
• Onu dinlerken asla gözünüzü dikip bocaladigi veya takildigi kelimeyi sabirsizlikla bekler gibi görünüm almayiniz.
• Onu sevdiginizi hissettirin.
• Esinizle olan sorunlari ona yansitmayin ve güven veren ortamlar olusturun vb.

BEYIN ÖZÜRÜ
Beyindeki herhangi bir zedelenmeden ötürü konusma organlarinin normal disi
6
devinimlerinden kaynaklanan bir tür konusma özrüdür. Günümüzde beyin özürlü çocuklarin 'Kasitli beyin felçli, Cerabral palcy (Serabral palsili) ' olarak adlandirildigi görülmektedir.
Beyin özrünün türü, derecesi ve konusma organlarini etkileme durumuna göre konusma özrü olusmaktadir. Genellikle beyin özürlü çocuklarda gecikmis konusma ve eklemleme bozuklugu görülmektedir. Gecikmis konusma çogunlukla bes yasindan önce felç geçirmis çocuklarda görülmektedir. Konusma özrü beyin felcinin türüne göre degisik sekillerde olusmaktadir. Bunlar;
1. Gerginlik: Kaslarda irade disi gerginlik ve katilik olusmasi durumudur. Bu gibi olgularin konusmalarinda bir yavaslik ve zorlama görülür. Buna bagli olarak sesin niteligi bozuk olur. Konusurken seste olusan ani ve istenmedik degismeler sik sik gündeme gelir. Konusma güç anlasilir duruma gelir. Çocuk konusurken sik sik eklemleme hatasi yapar özellikle kelimenin bazi seslerini atlar veya bozar
2. Ataklik ( Athetosis ): Bu tür felçte çocukta istenmeyen devinimler ve kontrol edememe durumlari olusur. Çocuk kendi istedigi devinmeyi gerçeklestirmekte güçlük çeker, kas hareketleri çocugun kendi istegi disinda çalisir. Bu gibi olgularda konusma sesleri anlasilmaz bir içerik kazanir.
3. Dengesizlik: Çocugun büyük ve küçük kas hareketlerinin dengeli ve koordineli çalismasini engelleyen bir felçtir. Yürüme, yeme, içme, yazma gibi etkinliklerde dengesizlik ve güçlük olusur.

AFAZI
Nedenleri
Arter damarlardaki çatlama, beyin damarlarinin iyi beslenememesi, trafik kazalarinda veya kursun yaralanmalarinda veya beyindeki bir tümörün ameliyatla alinmasi sonucunda olusur.

Afazik Kisilik Özellikleri
Afazi bir kisiyi anlamak için, konusma bozukluklarinin yani sira davranim özelliklerini de bilmek gerekir. Afazilerde su davranis yapilarina rastlanir:
• Içe dönüktürler.
• Soyut kavramlarda genellikle zorluk çekerler.
• En sik görülen davranis direnmedir.
• Eski olaylara sikica baglidirlar.
• Dikkatleri kisa süreli ve daginiktir.
• Asiri sevinç ve keder halleri görülebilir.
• Beyin hasari nedeniyle yetersiz gözlemcilerdir.
Söz veya kelime yitimi olarak da bilinen afazi; bireyde zeka geriligi, bellek bozuklugu, isitme özrü, konusmanin olusumunda görev alan organlarda organik bozukluk olmadan konusma islevinin yapilamamasidir. Bunun nedeni bir beyin hasari sonucu olusan klinik bozukluktur. Birçok kisi için beynin sol tarafi yani sol hemisfer ile ilgili bir bozukluktur. Genelde afazi birden ortaya çikar. Ancak beyin tümörü gibi yavas ilerleyen hasarlarda ise zamanla ortaya çikabilir. Dili anlamada veya ifade etmede bir bozukluk söz
7
konusudur.
Afazide konusmanin olusmasinda ve akicilik görevi yapan organlarda bir bozukluk ve isitme kaybi söz konusu degildir. Afazi konusmanin birlestiricilik ve bütünlestiricilik görevi olan merkezi sistemde olusan bir zedelenme (lezyon) veya örselenme sonucu ortaya çikmaktadir.
Afazi tanisindan süphelendigimizde bu taniya kesin olarak varabilmek için afazi veya afazilerin belirtilerini analiz etmemiz gerekmektedir. Bunlar:
• Her afazide mutlaka bir konusma bozuklugu vardir. Bu konusma bozuklugu tutuk ya da akici özellikte olabilir. Hangisi olursa olsun afazik konusma bozuklugunu belirleyen konusma hizinin ya da tonunun etkilenmesi degil, afazi tanisina vardiran etken konusmanin yapisinin bozulmasidir.
• Her afazide mutlaka bir isimlendirme bozuklugu vardir. Bu bozukluk kisinin belirli bir objeyi gördügü, duydugu ve dokundugu halde onu isimlendirememesidir.
• Her afazide bir yazi yazma bozuklugu vardir.
• Her afazide okuyarak anlama bozuklugu vardir. Sesli okuma ile okudugunu anlamak farkli seylerdir. Konusma tutuklugu sesli okumaya engel olabilir.Ama kisi okudugunu anlayabilir.
• Afazilerin çogunda duyarak anlama bozuklugu vardir.
• Afazilerin çogunda tekrarlama bozuklugu vardir.

ALEKSI

Aleksi, yazili dilin anlasilmasindaki bozukluktur. Siklikla yüksek sesle okuma bozuklugu ile birlikte görülür. Klasik olarak aleksi terimi, edimsel bir bozuklugu; disleksi terimi ise gelisimsel temeldeki ögrenme güçlügünü tanimlamaktadir. Aleksi bes türde görülür. Bunlar:
a ) Pür Aleksisi: Hasta harfleri tek tek okuyabilir. Ancak bu harfleri birbirleri ile birlestirip heceleri ve kelimeleri okuyamaz.
b ) Agrafi : Edimsel serebral hastaliklara bagli yazi yazma bozuklugu olarak tanimlanabilir. Agrafiden söz edilebilmesi için yazi yazma yeteneginin daha önceden kazanilmis olmasi gerekir. Ayrica hasta yazi yazma istegi içinde olmali ve yazmasini engelleyecek bir motor bozukluk bulunmamalidir.
c ) Amozi: Bu terim edimsel serebral lezyonlara bagli olarak müzik fonksiyonlarindaki bozukluklari tanimlamaktadir.
d ) Afazik Akalkuli: Matematik isaretlerinin anlasilmasinda ve yazi yazmada güçlük çekilmesidir. Bu tür bozukluk beynin sol hemisfer lezyonlarina bagli olarak görülmektedir.
e ) Apraksi: Dil bilimi açisindan sembolik bir iletisim bozuklugu olarak adlandirilan apraksi, önceden ögrenilmis ve beceri gerektiren hareketlerin herhangi bir nörolojik bozukluga bagli olmaksizin yapilamamasidir.

DIZARTRI

Konusma islevinin prefirik konusma organlarindaki fonksiyonunu ayarlayan ve daha düsük düzeyde ve daha düsük düzeyde fonksiyon gösteren sinirsel yapilarin
8
lezyonlari sonucu ortaya çikan konusma bozukluklarini içerir.
Konusmada sesin tonu ve kapsami normal fakat kelimelerin telaffuzu ve artikülasyonu hatali ise dizartriden söz edilir. Sesli ve sessiz harflerin olusturulmasi için gerekli koordine kas hareketlerinde güçlük vardir.
Artikülasyon organlarinin sinirleri, bunlarin çekirdekleri santral regülasyonunu saglayan piramidal, serebraller eksrapiramidal sistemlerin lezyonlarinda dizartri görülür.
Prefirik konusma kaslarinin kontrolündeki yetersizlik tam oldugu zaman artikülasyon yapilamazsa buna anartri denir.
Dizartri, konusma organlarini idare eden bozukluktan ileri geldigi için sinirseldir, bundan dolayi da nöroloji uzmanlarini ilgilendirir.

Dizartri- Afazi Ayrimi

Dizartri hangi biçimiyle karsimiza çikarsa çiksin bir konusma bozuklugudur. Konusmanin ortaya konmasindaki mekanizmalarin bozuklugunu gösterir ve o mekanizmanin özel adiyla anilir. Bunlar:
1. Pramidal Dizartri
2. Eksramidal Dizartri
3. Seraballar Dizartri
4. 2. Moto-Nöron Tipi Dizartri
5. Kas Hastaliklarinda Dizartri
Bu tip dizartrilerde sorun degisik kökenli de olsa konusmanin ortaya konusunun kontrolüyle ilgilidir. Diger lisan fonksiyonlari etkilenme göstermemistir. Fakat, dizartrinin afaziyle birlikte görülebilecegi de unutulmamalidir. Burada afazi, tutuk ya da akici olabilir. Diazartri yüzün bir tarafinin alt bölümünün kaslarini çalistiran sinir yollarinin etkilenmesiyle ortaya çikar.

Dizartrinin Nedenleri
? Parkinsonizm: Ileri yaslarda sinirlerin etkilenmesiyle ortaya çikan titreme hizli yürüme seklinde ortaya çikan hastaliktir,
? Tümörler,
? Dil ve Damak Paralizileri,
? Antikonvülsif ve alkol zehirlenmeleri,
? Dil ve dudak çevresini tutan miyapatilerde,
? Serebellum hastaliklarinda,
? Genellikle sinirlerin etkilendigi rahatsizliklarda görülür.

Dizartri Türleri
Pramidal Dizartri: I. Nöron hastaliklarinda görülür. Dil ve dudak hareketleri sinirlidir. Özellikle p,t,d,b harfleri söylenemez.
Eksramidal Dizartri: Konusma monoton ve vurgusuzdur. Çogu kez konusma ani baslar ve ani biter. Bazen son sözcükler veya harfler tekrarlanabilir, buna palilali denir.
9
Serebeller Dizartri: Konusma ve solunum kaslarindaki sinerji yetersizligine baglidir. Düzensiz, vurgunun yanlis yerlerde yapildigi ve patlayici nitelikte tanimlanan sarhos konusmasi seklindedir
II. Moto-Nöron Tipi Dizartri: Konusma bütünüyle tutulmamis olsa bile, tek tek sözcükler veya seslerin söylenmesi güçlük yaratir.
Kas Hastaliklarinda Dizartri: konusma kaslari tutulmussa, konusma ilerledikçe sesin tonunu düstügü ve girtlaktan konusmaya dönüstügü görülür.

KAYNAKÇA:

KORMAZ, Baris Pediatrik Davranis Nörolojisi Istanbul üniversitesi yayinlari Istanbul 2000
ÖZGÜR, Iskender Konusma bozukluklari ve Sagaltimi Nobel kitabevi Istanbul 2003
TOPBAS, Seyhun Dil ve Kavram Gelisimi Kök yayincilik 2005.Ankara
YÖRÜKOGLU, Atalay Çocuk Ruh Sagligi Özgür yayinlari Istanbul / 2000
ZULLIGER, Hans Çocukta Ruhsal Bozukluklar Ve Tedavisi Cem yayin evi Istanbul (1996)


<<Geri Bu makale 3666 kez okundu