| Fetanet
KARLIDAĞ
ELAZIG RAM Müdürü
DIL VE KONUSMA
BOZUKLUKLARI KONUSMA
BOZUKLUGU
Konusmanin akisinda, ritminde, tizliginde,
vurgularinda ve ses birimlerinin çikarilisinda
asagidaki belirtilerden birinin görülmesi
konusma bozuklugu olarak tanimlanir.
Bunlar:
• Konusmanin anlasilir sekilde
olmamasi
• Konusmanin duyulmasinda yetersizlik
olmasi
• Sesin bozuk ve tirmalayici olmasi
• Sesin çikarilmasinin,
ritminin ve vurgularinin bozuk olmasi
• Dil yönünden kelime
ve gramer yetersizliklerinin olmasi
• Konusmanin bireyin yasina ve
fiziksel yapisina uygunsuzlugu
ARTIKÜLÂSYON BOZUKLUGU
Konusma dilindeki sesler, nefesin ses
bantlarini titrestirerek ya da titrestirmeden
girtlaktan geçtikten sonra agiz
ve burun boslugunda sekillenmis halidir.
Konusma seslerini çikarma islemine
söyleyis (artikülasyon) denir.
Dinleyici konusma seslerini atlanmis,
yer degistirmis, eklemeler ve çarpitmalar
yapilmis gibi algiliyorsa buna söyleyis
(artikülasyon) bozuklugu denir.
1¬¬-Sesin Düsürülmesi
ya da Atlanmasi: Daha çok küçük
çocuklarda, yetiskinlerde ise
seyrek olarak görülür.
Bir sözcügü olusturan
seslerin tümü çikarilmadan
sözcügün söylenmeye
çalisilmasi durumunda ortaya
çikar.
Örnegin; Saat- sat, hayvan- ayvan,
havlu-avlu, araba-arba, kapi-api, hava-ava
vb. seklinde söylenir.
2-Ses Eklenmesi: Çocuklarin bir
kismi bazi sözcükleri aslinda
o sözcükte olmayan baska sesleri
ekleyerek söylerler. Genellikle
birbiri ardina gelen iki ünsüzün
arasina bir ünlü ekleyerek
söylemeye çalisirlar, ancak
baska seslerde eklenebilir. Bu sözcük
basi, ortasi ya da sonunda olabilir.
Örnegin; Tren-tiren, Recep-Irecep,
Spor-sipor, Saat-sahat, Psikoloji-pisikoloji
vb.
3-Sesin Degistirilmesi: Sik görülen
artikülasyon bozukluklarindan biridir.
Sözcük içinde çikarilmasi
güç gelen bir ses çocuga
çikarilmasi kolay gelen bir sesle
degistirilir. Degistirmeler bazen sözcügün
basindaki seste bazen de ortasindaki
seslerde olur. Bazen sözcük
içindeki seslerin yeri degistirilerek
de yapilabilir.
Örnegin;Para-paya, sari-sayi (Örneklerindeki
gibi ‘r’ yerine ‘y’
sesi kullanilabilir)
Takvim-taklim, defter-tevter, yüzük-yüsük,
toprak-torpak, kamyon-kaymon, köprü-körpü
(Örneklerindeki gibi yanlis ögrenmeye
dayali olabilir)
4-Sesin Bozulmasi: Sözcük
olusturulurken esas çikarilmasi
gereken ses oldugundan baska ses çikarilarak
konusulur. Bu da konusmayi özürlü
hale getirir.
Örnegin; Gelir-gelix-geliy-gelüm
( ‘x’ yöresel olarak
çikarilan bir sestir) Karagöz-kaxgöz-kagagöz
1
Nedenleri:
Artikülâsyon bozuklugunun
nedenleri yapisal ve islevsel olarak
ikiye ayrilir.
1.Yapisal (organik) Nedenler: Konusma
organlarinin bir yada bir kaçindaki
organik bozukluktan kaynaklanan konusma
bozuklugudur. Dudaklarda en çok
görülen yapisal bozukluk üst
dudak yarikligidir. Bu durumda dudak
sesleri olan p,b,m,f,v sesleri bozuk
çikarilabilir. Bunun disinda
dudaklarin olagan disi ince ya da kalin
bir yapiya sahip olmasi dislerin noksanligi
düzensiz olusu, damak yarikligi
seslerin çikisini bozabilir.
2. Islevsel (fonksiyonel) Nedenler:
Konusma organlari saglam oldugu halde
görevlerini yerine getiremedikleri
durumlarda görevsel nedenler oldugu
düsünülür.
3. Isitme Engeli: Isitme özrü
ya da isitme duyarligindaki yetersizlik
artikülâsyonu olumsuz etkilemektedir.
Etkileme derecesi isitme özrünün
türü ve derecesine baglidir.
4. Zeka geriligi: Zeka geriligi de artikülasyon
bozuklugunun nedenlerindendir. Artikülâsyon
bozukluklarinda bazi durumlarda zekâ
geriligi arttikça özrün
derecesi de artar. Çocugun zihinsel
düzeyi bozuklugun düzeltilmesi
için oldukça önemlidir.
5. Çevresel etkenler: Bazi artikülâsyon
bozukluklari da yanlis ögrenmeye
baglidir. Evde konusulan dil çocugun
konusma sevkinin kirilmasi, pekistirilmemesi
konusmanin engellenmesi, yanlis model
alma artikülasyon bozukluguna neden
olan etmenlerdir.
6. Duygusal sorunlar: Bazi durumlarda
konusma bozukluklari duygusal çatismaya
bagli olarak gelisebilir. Düzeltilmesi
en güç olan artikülâsyon
bozukluklari duygusal çatisma
ve uyumsuzluga bagli olanlardir. Bu
gibi olgularda eklemleme düzeltme
çalismalarinin yani sira egitsel
önlemler ve ruhsal sagaltim çalismalari
da gerekebilir.
Anne Babaya Öneriler:
Saglikli bir çocuga sahip olmak
her anne babanin en önemli isteklerinden
biridir. Anneler hamilelik döneminde
çocuklari için en güzel
ve en bekledikleri özellikleri
hayal eder. Onlarin toplumun ve kendilerinin
deger verdigi, önemli gördügü
tüm özellikleri tasimasini
dilerler. Herkes saglikli bir bebek
isterken çocugun farkli özelliklerinin
olmasi aileyi degisik duygulara iter.
Bu duygularin yerine çocugumu
nasil taniyabilir, onu egitmek için
ne yapabilirim sorularina asagidaki
öneriler ve alistirmalar isik tutacaktir:
1. Aileler eger çocuklarinda
konusma bozuklugu varsa öncelikle
bozuklugun daha fazla artmamasi ve giderilmesi
için konusma bozuklugunun türünü
ve nedenini iyi bilmek zorundadir. Yeni
bozuklugun iyi bir sekilde tanilanmasi
gerekir. Bu nedenle uzmanlardan yardim
alinmalidir.
2. Konusma bozukluguna yönelik
yapilacak çalismalar bu asama
belirlendikten sonra aile, uzman yada
çocuk okula gidiyorsa ögretmen
isbirligi içerisinde ortak tutum
belirlenerek yapilmalidir.
3. Eger çocugun artikülasyon
bozuklugunun nedeni aile ortami veya
duygusal sorunlar ise çocugun
psikolojik yardim almasi yararli olur.
4. Artikülasyon bozuklugu tanisi
konulursa mutlaka uzman yardimi alinarak
çalisilmalidir. Rehberlik ve
Arastirma Merkezlerine basvurarak artikülasyon
testi yaptirmali ve artikülasyon
çesidi, hatali seslerin sayisi
ve bu hatali seslerin basta, sonda
2 ya da ortada mi oldugu hakkinda bilgi
almalidir.
5. Anne-babalar bir uzmanla diyaloga
geçerek çocugun konusma
terapisinden faydalanmasini saglasalar
da, bununla yetinmeyip uzman önerisi
dogrultusunda evde çocuklariyla
bireysel olarak ilgilenmelidir.
6. Yapisal bozukluk ve duygusal çatismaya
dayali olmayan artikülasyon bozukluklari
ailenin özverisiyle düzeltilebilir.
Anne baba bu çalisma esnasinda
sevecen ve sabirli olmali, hatali seslerin
birden düzelecegini düsünmemelidir.
7. Ayrica konusma bozuklugunun türü
ve derecesi ne olursa olsun çocuklarina
yardimci olabilmeleri yada zarar vermemeleri
içi su genel ilkelere mutlaka
dikkat etmelidirler.
• Konusmasini düzelmektense
"daha yavas konusursan zorluk çekmezsin"
gibi iyi niyetli ve suçlayici
olmaktan uzak ifadeler kullanmak
• Çocuga zaman ayirin,
duygu ve heyecanlarinin sözel olarak
ifade etmesine olanak taniyin
• Evet- hayir seklinde cevaplanacak
sorulardan çok çocugu
konusmaya zorlayan sonu açik
sorular sorunuz
• Konusmasi için ona baski
yapmayin
• Çocukla konusurken kisa
ve basit cümleler kurun
• Aile ve okul çocuga deger
verildigini her firsatta hissettirmelidir
• Çocuga kendini rahat
ve güvenli olmasi saglanmalidir.
• Kendisine kizilmayacagini elestirilmeyecegini
yada baska sert tepkiler alamayacagini
bilmelidir
• Evde ve sinifta ilk zamanlar
bildigi konularda belirli araliklarla
birkaç kelimelik yada bir iki
cümlecik konusma firsati verilmelidir
daha sonra iki üç cümlelik
konusmalarda söz hakki vermeli,
bunlari basardiktan sonra konusma süresi
yavas yavas uzatilmali, konusmaya tesvik
edilmelidir.
• Çocuk konusurken takilma
ve kekeleme gibi durumlarda konusmasi
düzeltilmemeli onun adina konusulmamalidir.
• Konusma sonuna kadar sabirla
dinlenmelidir. Ayrica konusma sirasinda
onu cesaretlendirerek onu cesaretlendirerek
tepkiler verilmelidir. Dikkatle dinlendigini
gösterecek jest ve mimikler yerinde
kullanilmalidir.
• Konusma sirasinda çocugun
konusma sekline degil, konustugu konuya
dikkat edilmelidir. Konusurken dudaklara
degil gözlere bakilmalidir.
• Sinif ortaminda ve aile içinde
basarili olabilecegi sorumluluklar verilmeli,
basarili olma duygusu tattirilmalidir.
• Çocugun basarisiz ve
hatali oldugu durumlarda onur kirici,
kisiligini zedeleyici davranilip elestirilmemelidir.
• Sinif içinde yapilan
kutlamalarda çocuga aktif görev
ve sorumluluk verilmelidir. Konusmaya
yönelik olmalidir.
• Evde yüksek sesle siir
ve kitap okuma bir konu üzerinde
konusma bir olayi yorumlama bir öyküyü
anlatma vb. çalismalara uygun
ortamlar hazirlanmalidir okul ve aile
bu konuda il birligi yapmalidir
3
GECIKMIS KONUSMA
Konusma özürleri içinde
sikça ortaya çikan bir
konusma bozuklugu türüdür.
Çocuklarin akranlariyla kiyaslandiginda
önemli derecede konusmanin akiciligi,
içerigi, anlami ve kelime dagarciginda
bir yetersizlik görülür.
Çogu anne baba ayni yasta olmasina
karsin çocugun akranlarindan
geri olmasini degisik sekillerde yorumlar.
Aslinda gecikmis konusma çocugun
bebeklik döneminde geçirmesi
gereken konusma gelisim asamalarindan
birine takilip kalmasi veya o asamalardan
birine geri dönüs yapmasi
durumudur. Bu nedenle hem derece hem
de tür olarak çok degisiklik
gösteren bir konusma özrüdür.
Tani koyarken daha çok gözlem
ve çocugun anne babasindan alinacak
bilgilerle ipucu elde etmeye çalisilir.
Belirtileri
• Kisitli sözcük dagarciklari
vardir. Ya hiç konusmazlar ya
da zor anlasilan birkaç sözcük
kullanabilirler.
• Yutma, çigneme, salya
akitma sorunlari olabilir.
• Düsünce ve isteklerini
anlatmada zorlanabilirler.
• Jest, mimik, isaret kullanmaya
yönelebilirler.
• Iletisim kurmaya karsi isteksiz
davranabilirler.
• Çevrelerindeki seslere,
konusmalara ilgisiz davranabilir, dinlemez
görünebilirler.
• Anlasilmaz sesler çikarabilirler.
• Çevreleriyle ve girdikleri
yeni ortamlarda uyum güçlükleri
gözlenebilir.
• Yalniz kalmayi tercih edebilirler.
• Isteklerini, düsüncelerini
dile getirirken hos olmayan (vurma,
çarpma, aglama, bagirma gibi)
tepkilerde bulunabilirler.
• Özellikle zihinsel yetersizligi
olanlarin dikkat süreleri kisa
ve daginik olabilir.
• Kavramlari geç ve uzun
zamanda ögrenebilirler.
• Bellekleri zayif olabilir.
• Ögrendikleri bilgileri
transfer edemeyebilirler.
Fiziksel yada çevresel etkenlere
bagli nedenler ortadan kaldirildiginda
konusma gelisimi zamanla normale dönebilir.
Ancak zihinsel yetersizlige bagli konusma
bozukluklarinda konusma her zaman normale
dönmeyebilir.
Nedenleri:
• Zihinsel yetersizlik
• Yarik damak, tavsan dudak
• Fiziksel yetersizlik, isitme
kaybi ve görme özrü
• Uzun süreli hastaliklar
ve çocugun sik sik hastalanmasi
• Çocugun ilgi çekici,
dil ve konusma gelisimini destekleyen
bir ortamdan yoksun olmasi uyaricilarin
yetersizligi
• Iki dil konusulan ev ortami
• Baskici aile tutumu
4
• Düsük sosyo-ekonomik
düzey
KEKEMELIK
Kekemelik, konusma sirasinda normal
disi duraklar yaparak, sesleri ve heceleri
uzatarak ya da tekrarlayarak konusma
akiciliginin bozulmasi olarak tanimlanabilir.
Nedenleri
Kekemeligin neden olustuguna iliskin
görüslerde beraberlik yoktur.
Kimilerine göre kekemelik örgensel
nedenlere bagli olarak ortaya çikan
bir sorundur. Bunlar kekemeligi, fizyolojik
ve nörolojik nedenlere baglamaya
çalisirlar. Diger bir görüse
göre ise; kekemelik ögrenilmis
bir davranistir ve aslinda konusmanin
kendisi ögrenilen bir davranis
oldugundan, kekemelik organik bir özre
baglanamaz. Baska bir görüs
kekemeligin bir kisilik bozuklugu oldugu
seklindedir. Onlara göre kekemeler,
kekeleyerek konusmakla, normal sekilde
konustugunda doyuramadigi bir takim
gereksinimleri doyurmaktadir. Kekemelik
bir direnme belirtisi olarak da görülmektedir.
Degisik fizyolojik-organik olabilecegi
gibi, psikolojik ve soysalda olabilir.
Eger birey direnme davranisina neden
olan bir durumun etkisi altinda iken
konusmaya zorlanir veya kendini konusmak
için zorunlu hissederse, direnme
etkisini konusmasinda kekeleyerek gösterir.
Diger bir görüs, kekemeligin
tek bir nedene baglanamayacagidir.
Kekemeligi Artiran
Durumlar:
Telefon görüsmeleri, bir isim
söylerken, önemli bir sey
söylemek isterken, zaman yetersizliginde,
kekeleyen kisiyi zor anlayacagi düsünülen
birileri ile konusuldugunda, önemli
bir sahis ile konusuldugunda ve genis
bir dinleyici kitlesine konusuldugunda
ortaya çikmaktadir.
Sinif Ögretmenine
Düsen Görevler
A) Birinci Dönem Kekemeliginde
Ögretmen Sunlara Dikkat Etmelidir:
• Çocugu kekeme diye damgalamayiniz.
• Çocugun konusmasi üzerine
asiri titizlik göstermeyiniz.
• Çocugu konusmada acele
ettirmeyiniz.
• Hiç bir zaman çocuga
"dur, acele etme","yeniden
basla","önce derin bir
nefes al" gibi uyarilarda bulunmayiniz.
Bütün bu uyarilar çocugun
dikkatini konusmasi üzerine toplar.
• Çocuk konusurken onun
dudak hareketlerine degil gözünün
içine bakiniz.
• Sinifta rahat bir hava olusturun.
• Hizli konusmaktan, askerce emirler
vermekten sakinin.
• Alayi ve aci sakalari disiplin
yolu olarak kullanmayiniz.
• Çocukla samimi ve candan
ilgilenin.
• Çocuktan yapabileceginin
üzerinde sorumluluklar beklemeyin.
• Sinifin kekeme çocuga
karsi durumunu kontrol edin ve sinifi
bu duruma hazirlayin.
• Sinifta yapilacak koro çalismalari,
toplu söylenen marslar, ritmik
5 etkinliklere kekemenin de katilimi
saglanmalidir.
• Çocugun basarili oldugu
islerle kendini sinifa kabul ettirmesine
yardimci olunuz.
• Sinifta yapilan küme çalismalarinda
ona görev veriniz.
• Kisisel kusurlarini azaltmaya
yardim ediniz.
• Çocuklarin yaninda baskalariyla
onun özrü hakkinda konusmayiniz.
• Ona konusmaya yönelik özel
ödevler veriniz.
• Aileyi taniyip onlarla is birligi
yapiniz.
B) Ikinci Dönem Kekemeliginde Ögretmen
Sunlara Dikkat Etmelidir:
• Kekeme, kekemelik gibi sözcükleri
kullanmaktan sakininiz.
• Onun konusmasini oldugu gibi
kabul ediniz. Siz kabul ederseniz bunu
çocuk da kabul eder.
• Çocugun en az kekeledigi
durum ve kosullari saptayiniz.
• Çocukla problemi hakkinda
konusunuz ve saglikli kabullenmesini
saglayin.
• Çocugun kekemeligine
kendinin gülebilmesini saglayiniz.
• Çocuk kekelemeden konustugunda
farkina variniz ve begeninizi belli
ediniz.
• Konusurken çocuk belli
bir tutulma gösterirse çocugun
dikkati baska yöne çekilmelidir.
• Çocuk konusurken bir
sözcük ya da seste tutulursa
onu tamamlamak için yardim etmeyiniz.
• Her türlü konusma
pekistirme etkinliklerine sinifta yer
veriniz.
Kekeme Çocugu Olan Ailelere
Düsen Görevler:
• Her çocugun kendine özgü
konusma gelisim hizi vardir. Bazi çocuklarin
konusma hizi akranlarindan biraz daha
yavas gelisebilir bu onun konusmasinin
geç kalacagi geri olacagi anlamina
gelmez
• Dikkatli, sabirli ve güçlü
ana-babalar telasli, heyecanli ana-babalardan
daha yararlidir.
• Iyi konusma çogunlukla
iyi model almayla gelisir. Ailede veya
yakin yetiskinler arasinda iyi örneklere
sahip olmayan çocuklardan iyi
konusma beklemek haksizlik olur.
• Akici konusma zaman ister. Zaman
isteyen bir sey sabirli olmayi gerektirir.
• Çocugun yaninda iki dil
kullanilmamali.
• Daha akici konusan kardesleri
veya akranlariyla asla kiyaslanmamali.
• Onu dinlerken asla gözünüzü
dikip bocaladigi veya takildigi kelimeyi
sabirsizlikla bekler gibi görünüm
almayiniz.
• Onu sevdiginizi hissettirin.
• Esinizle olan sorunlari ona
yansitmayin ve güven veren ortamlar
olusturun vb.
BEYIN ÖZÜRÜ
Beyindeki herhangi bir zedelenmeden
ötürü konusma organlarinin
normal disi
6
devinimlerinden kaynaklanan bir tür
konusma özrüdür. Günümüzde
beyin özürlü çocuklarin
'Kasitli beyin felçli, Cerabral
palcy (Serabral palsili) ' olarak adlandirildigi
görülmektedir.
Beyin özrünün türü,
derecesi ve konusma organlarini etkileme
durumuna göre konusma özrü
olusmaktadir. Genellikle beyin özürlü
çocuklarda gecikmis konusma ve
eklemleme bozuklugu görülmektedir.
Gecikmis konusma çogunlukla bes
yasindan önce felç geçirmis
çocuklarda görülmektedir.
Konusma özrü beyin felcinin
türüne göre degisik sekillerde
olusmaktadir. Bunlar;
1. Gerginlik: Kaslarda irade disi gerginlik
ve katilik olusmasi durumudur. Bu gibi
olgularin konusmalarinda bir yavaslik
ve zorlama görülür. Buna
bagli olarak sesin niteligi bozuk olur.
Konusurken seste olusan ani ve istenmedik
degismeler sik sik gündeme gelir.
Konusma güç anlasilir duruma
gelir. Çocuk konusurken sik sik
eklemleme hatasi yapar özellikle
kelimenin bazi seslerini atlar veya
bozar
2. Ataklik ( Athetosis ): Bu tür
felçte çocukta istenmeyen
devinimler ve kontrol edememe durumlari
olusur. Çocuk kendi istedigi
devinmeyi gerçeklestirmekte güçlük
çeker, kas hareketleri çocugun
kendi istegi disinda çalisir.
Bu gibi olgularda konusma sesleri anlasilmaz
bir içerik kazanir.
3. Dengesizlik: Çocugun büyük
ve küçük kas hareketlerinin
dengeli ve koordineli çalismasini
engelleyen bir felçtir. Yürüme,
yeme, içme, yazma gibi etkinliklerde
dengesizlik ve güçlük
olusur.
AFAZI
Nedenleri
Arter damarlardaki çatlama, beyin
damarlarinin iyi beslenememesi, trafik
kazalarinda veya kursun yaralanmalarinda
veya beyindeki bir tümörün
ameliyatla alinmasi sonucunda olusur.
Afazik Kisilik
Özellikleri
Afazi bir kisiyi anlamak için,
konusma bozukluklarinin yani sira davranim
özelliklerini de bilmek gerekir.
Afazilerde su davranis yapilarina rastlanir:
• Içe dönüktürler.
• Soyut kavramlarda genellikle
zorluk çekerler.
• En sik görülen davranis
direnmedir.
• Eski olaylara sikica baglidirlar.
• Dikkatleri kisa süreli
ve daginiktir.
• Asiri sevinç ve keder
halleri görülebilir.
• Beyin hasari nedeniyle yetersiz
gözlemcilerdir.
Söz veya kelime yitimi olarak da
bilinen afazi; bireyde zeka geriligi,
bellek bozuklugu, isitme özrü,
konusmanin olusumunda görev alan
organlarda organik bozukluk olmadan
konusma islevinin yapilamamasidir. Bunun
nedeni bir beyin hasari sonucu olusan
klinik bozukluktur. Birçok kisi
için beynin sol tarafi yani sol
hemisfer ile ilgili bir bozukluktur.
Genelde afazi birden ortaya çikar.
Ancak beyin tümörü gibi
yavas ilerleyen hasarlarda ise zamanla
ortaya çikabilir. Dili anlamada
veya ifade etmede bir bozukluk söz
7
konusudur.
Afazide konusmanin olusmasinda ve akicilik
görevi yapan organlarda bir bozukluk
ve isitme kaybi söz konusu degildir.
Afazi konusmanin birlestiricilik ve
bütünlestiricilik görevi
olan merkezi sistemde olusan bir zedelenme
(lezyon) veya örselenme sonucu
ortaya çikmaktadir.
Afazi tanisindan süphelendigimizde
bu taniya kesin olarak varabilmek için
afazi veya afazilerin belirtilerini
analiz etmemiz gerekmektedir. Bunlar:
• Her afazide mutlaka bir konusma
bozuklugu vardir. Bu konusma bozuklugu
tutuk ya da akici özellikte olabilir.
Hangisi olursa olsun afazik konusma
bozuklugunu belirleyen konusma hizinin
ya da tonunun etkilenmesi degil, afazi
tanisina vardiran etken konusmanin yapisinin
bozulmasidir.
• Her afazide mutlaka bir isimlendirme
bozuklugu vardir. Bu bozukluk kisinin
belirli bir objeyi gördügü,
duydugu ve dokundugu halde onu isimlendirememesidir.
• Her afazide bir yazi yazma bozuklugu
vardir.
• Her afazide okuyarak anlama
bozuklugu vardir. Sesli okuma ile okudugunu
anlamak farkli seylerdir. Konusma tutuklugu
sesli okumaya engel olabilir.Ama kisi
okudugunu anlayabilir.
• Afazilerin çogunda duyarak
anlama bozuklugu vardir.
• Afazilerin çogunda tekrarlama
bozuklugu vardir.
ALEKSI
Aleksi, yazili dilin anlasilmasindaki
bozukluktur. Siklikla yüksek sesle
okuma bozuklugu ile birlikte görülür.
Klasik olarak aleksi terimi, edimsel
bir bozuklugu; disleksi terimi ise gelisimsel
temeldeki ögrenme güçlügünü
tanimlamaktadir. Aleksi bes türde
görülür. Bunlar:
a ) Pür Aleksisi: Hasta harfleri
tek tek okuyabilir. Ancak bu harfleri
birbirleri ile birlestirip heceleri
ve kelimeleri okuyamaz.
b ) Agrafi : Edimsel serebral hastaliklara
bagli yazi yazma bozuklugu olarak tanimlanabilir.
Agrafiden söz edilebilmesi için
yazi yazma yeteneginin daha önceden
kazanilmis olmasi gerekir. Ayrica hasta
yazi yazma istegi içinde olmali
ve yazmasini engelleyecek bir motor
bozukluk bulunmamalidir.
c ) Amozi: Bu terim edimsel serebral
lezyonlara bagli olarak müzik fonksiyonlarindaki
bozukluklari tanimlamaktadir.
d ) Afazik Akalkuli: Matematik isaretlerinin
anlasilmasinda ve yazi yazmada güçlük
çekilmesidir. Bu tür bozukluk
beynin sol hemisfer lezyonlarina bagli
olarak görülmektedir.
e ) Apraksi: Dil bilimi açisindan
sembolik bir iletisim bozuklugu olarak
adlandirilan apraksi, önceden ögrenilmis
ve beceri gerektiren hareketlerin herhangi
bir nörolojik bozukluga bagli olmaksizin
yapilamamasidir.
DIZARTRI
Konusma islevinin prefirik konusma organlarindaki
fonksiyonunu ayarlayan ve daha düsük
düzeyde ve daha düsük
düzeyde fonksiyon gösteren
sinirsel yapilarin
8
lezyonlari sonucu ortaya çikan
konusma bozukluklarini içerir.
Konusmada sesin tonu ve kapsami normal
fakat kelimelerin telaffuzu ve artikülasyonu
hatali ise dizartriden söz edilir.
Sesli ve sessiz harflerin olusturulmasi
için gerekli koordine kas hareketlerinde
güçlük vardir.
Artikülasyon organlarinin sinirleri,
bunlarin çekirdekleri santral
regülasyonunu saglayan piramidal,
serebraller eksrapiramidal sistemlerin
lezyonlarinda dizartri görülür.
Prefirik konusma kaslarinin kontrolündeki
yetersizlik tam oldugu zaman artikülasyon
yapilamazsa buna anartri denir.
Dizartri, konusma organlarini idare
eden bozukluktan ileri geldigi için
sinirseldir, bundan dolayi da nöroloji
uzmanlarini ilgilendirir.
Dizartri- Afazi Ayrimi
Dizartri hangi biçimiyle karsimiza
çikarsa çiksin bir konusma
bozuklugudur. Konusmanin ortaya konmasindaki
mekanizmalarin bozuklugunu gösterir
ve o mekanizmanin özel adiyla anilir.
Bunlar:
1. Pramidal Dizartri
2. Eksramidal Dizartri
3. Seraballar Dizartri
4. 2. Moto-Nöron Tipi Dizartri
5. Kas Hastaliklarinda Dizartri
Bu tip dizartrilerde sorun degisik kökenli
de olsa konusmanin ortaya konusunun
kontrolüyle ilgilidir. Diger lisan
fonksiyonlari etkilenme göstermemistir.
Fakat, dizartrinin afaziyle birlikte
görülebilecegi de unutulmamalidir.
Burada afazi, tutuk ya da akici olabilir.
Diazartri yüzün bir tarafinin
alt bölümünün kaslarini
çalistiran sinir yollarinin etkilenmesiyle
ortaya çikar.
Dizartrinin Nedenleri
? Parkinsonizm: Ileri yaslarda sinirlerin
etkilenmesiyle ortaya çikan titreme
hizli yürüme seklinde ortaya
çikan hastaliktir,
? Tümörler,
? Dil ve Damak Paralizileri,
? Antikonvülsif ve alkol zehirlenmeleri,
? Dil ve dudak çevresini tutan
miyapatilerde,
? Serebellum hastaliklarinda,
? Genellikle sinirlerin etkilendigi
rahatsizliklarda görülür.
Dizartri Türleri
Pramidal Dizartri: I. Nöron hastaliklarinda
görülür. Dil ve dudak
hareketleri sinirlidir. Özellikle
p,t,d,b harfleri söylenemez.
Eksramidal Dizartri: Konusma monoton
ve vurgusuzdur. Çogu kez konusma
ani baslar ve ani biter. Bazen son sözcükler
veya harfler tekrarlanabilir, buna palilali
denir.
9
Serebeller Dizartri: Konusma ve solunum
kaslarindaki sinerji yetersizligine
baglidir. Düzensiz, vurgunun yanlis
yerlerde yapildigi ve patlayici nitelikte
tanimlanan sarhos konusmasi seklindedir
II. Moto-Nöron Tipi Dizartri: Konusma
bütünüyle tutulmamis
olsa bile, tek tek sözcükler
veya seslerin söylenmesi güçlük
yaratir.
Kas Hastaliklarinda Dizartri: konusma
kaslari tutulmussa, konusma ilerledikçe
sesin tonunu düstügü
ve girtlaktan konusmaya dönüstügü
görülür.
KAYNAKÇA:
KORMAZ, Baris Pediatrik
Davranis Nörolojisi Istanbul üniversitesi
yayinlari Istanbul 2000
ÖZGÜR, Iskender Konusma bozukluklari
ve Sagaltimi Nobel kitabevi Istanbul
2003
TOPBAS, Seyhun Dil ve Kavram Gelisimi
Kök yayincilik 2005.Ankara
YÖRÜKOGLU, Atalay Çocuk
Ruh Sagligi Özgür yayinlari
Istanbul / 2000
ZULLIGER, Hans Çocukta Ruhsal
Bozukluklar Ve Tedavisi Cem yayin evi
Istanbul (1996)
|