|
ENGELLI TOPLUM - ENGELLENEN
INSAN - ( 1 )
Uzman Psikolojik Danisman
Abdulkerim ISIK
Rehberlik ve Arastirma Merkezi Müdürü
Bugünlerde yine
engellilerin hatirlanacagi ve onlar
için duygulu, güzel dileklerin
ifade edilecegi bir zamani "Dünya
Sakatlar Haftasi" ‘ni yasiyoruz.
70 milyonluk cografyamizin 8.5 milyonu
engelli insanlardan olusuyor.Bunun 3.8
milyonu erkek ve 4.7 milyonu kadinlardir.Yani
nüfusumuzun %12.3'ü özürlü.Bir
baska deyisle etrafimizdaki her 6-7
kisiden biri bir sekilde digerlerinden
farkli özellikte dünyaya gelmekte
ve farkli ihtiyaçlara sahiptir.
En önemlisi bu digerleri, çogunlugun
kendine göre kurdugu dünyada
varolma çirpinislari yasamaktadirlar.
Toplumumuzun gözlerimizi yumsak
bile varolan bu gerçegine bugüne
kadar neler verebildigimizi, onlari
hangi odamizda agirladigimizi hepimiz
çok iyi biliyoruz.Öncellikle
yazinin basinda da yasanan kavram kargasasini
yasadik ve hala çözebilmis
degiliz.
Dogarken, kendi iradesiyle istemedigi
bir farklilikta dünyamiza giren
bu insanlara hep beraber sakat (kör,
sagir, topal,…) dedik ve demeye
devam ediyoruz.Onlarin eksikliklerini
çok kaba ve yüzlerine vururcasina
tanimliyor, bu tarzla onlari pesinen
2.kalite, defolu ve ucuz algilamalarimizla
karsiliyoruz.
Herkes oldugu yerde dursun ve kendisine
bir baksin; özelligine göre
kendisine kel, sivri burun, kara-kuru,
göbekli, basti-bacak……vb.
denilmekte oldugunu varsaysin.Ne düsünecek,
neler hissedecek bir anlamaya çalissin.Ya
da 80 kg geldigi için içeri
giremedigi yerlerle dolu bir yerde yasadigini,
siyah gözlü oldugu için
çarsiya çikamadigini,
40 yasindan büyük oldugu için
araba kullanmasinin yasaklandigini düsünsün…..Ne
kadar anlamsiz ve gereksiz gibi geldi
degil mi? Bir kapi, 150 kg'lik insanlarin
da 20 kg'lik insanlarin da varligi düsünülerek
yapilmali, bir araba saglikli olan ve
sürmesini bilin herkes tarafindan
kullanilmali,…. diye düsünürüz.
Burada sakat olan herhangi bir vücut
bölümü ve islevi olmayan
insan degil, bu özrü göremeyecek
kadar bencil ve duyarsiz davranan toplum
olmali herhalde.Bu yaklasim daha sonralari
bu özellikteki kisilerin özürlü
olarak tanimlanmasini beraberinde getirerek
daha ilimli bir bakis kazanmistir.
Kavramsal olarak da sakat; eksik olan
ve pek yapilabilecek bir sey olmayan
durumlar için kullanilan bir
ifadedir.Kendisinden kaynaklanan bir
kusuru ifade etmektedir.
Ama özürlülük; bakisa
islevsellik kazandirmakta ve tanimlayana
sorumluluklar yüklemektedir.
Bütün bunlardan sonra toplumun
bu farkli grubuna daha uygun ve çözüm
isteyici bir tanim kullanilmaya baslandi
ki artik herkesin bu tanimi kullanmasi
ve anlamasi çok önemlidir.Bu
kavram engelli kavramidir.
Yani bir kisinin sahip oldugu özründen
dolayi karsilastigi ve yasadigi sinirliliklardir
engellilik.Öyleyse toplumun engelliler
için yapacagi en önemli
is onlari engellememesidir.Toplumda
var olma sürecinde karsilastigi
zorluklari ve yasadigi sinirliliklari
gidermek onlar için yapilabilecek
yegane görev ve sorumluluktur.
Yoksa her an biz de görme, isitme,
ortopedik,….vb. engelli olabiliriz.Ya
da dogacak çocugumuz, yegenimiz,
torunumuz zihinsel engelli, down sendromlu,
spastik veya otistik bozukluga sahip
olabilir….O zaman kimden ne bekleyecegiz.
En iyisi mi? Herkes bu anlayis ve düsünce
ile engellilerin dünyasinda var
olmak için çabalara ortak
ve destek olmali; onlarin yaninda yer
almalidir.
…………Devam
Edecek……….
|