| KARNE; ÇOCUĞUNUZU
DAHA İYİ TANIMAK İÇİN BİR AVANTAJ…?
26 Ocak 2007 Cuma günü başlayacak
olan 1.dönem tatili; ara tatil, halk
arasında Şubat tatili veya 15 tatil
isimleriyle anılır. Eğitime ara vermek
ve dinlenmek amaçlıdır. Öğretmenler,
öğrenciler için bir moladır. Tekrar
işe dönebilmek için dinlenmedir.
Öğrenciler bir dönemlik çalışmalarında
neler yapabildiler ve mevcut performansları
nedir onu görecekler. Aileler çocuklarının
aldıkları eğitim hakkında bilgilenmiş
olacaklar ve öğretmenlerimiz de böylece
yaptıklarını daha net görebilecekler.
Hepsi eksikliklerini görme fırsatı bulacak
ve bunu gidermek için çalışabilecekler.
İyi yolda olanlar bunun ödülünü alacak
ve mutluluklarını paylaşacaklar.
Karne eğitim performansının bir ölçütüdür.
Kriteridir. Karne ile sadece alınan
eğitimdeki ve okulla ilgili işlemlerdeki
başarı ve başarısızlık ölçülür. Ancak
devam eden hayatımızda okul ortamına
ait başarılarda da önemli bir basamaktır.
Ailenin tutumu ve yetiştirme tarzının
çocuğun okul başarısını büyük oranda
etkilediği bilinen bir gerçektir. Aslında
bu yönüyle karnedeki bilgilerin sadece
çocuğun değil, ailenin de notları olduğuna
dikkat çekilmelidir. Aile çocuklarıyla
sık sık konuşarak karneden önce de başarıyı
takip etmeli ve gerektiğinde desteklemelidir.
Çocuklarını alacakları karneyle birlikte
kabullenmeli. Olumsuz ve beklentilerini
karşılamayan karnelere karşı velilerin
verecekleri sert ve baskıcı tepkilerin
hiçbir olumlu katkısı olmamakla birlikte;
Daha çok aile ile çocuk arasına güven,sevgi
ve kabul duvarlarını yükseltmekten başka
bir işe yaramamaktadır.Çocuğun başarı
performansı ile kişiliği ve ailenin
önemli bir üyesi olduğu duygu-düşünce-algıları
birbirine karıştırılmamalıdır. Karne
kapalı bir kutu olmaktan çıkarılmalıdır.
Zayıfı olan öğrencilere ,öğretmen gerektiğinde
bazı ödevlendirmeler yapmalı ve aileyi
bilgilendirmelidir.
Peki o zaman karne başarısı çocuk
için hayatta da başarılı olabileceği
anlamına mı gelir?
Karne başarısı çocuğun öncelikle okuldaki
akademik eğitim alanında, yani ilerde
eğitim anlamında başarısına işaret eder.
Hayattaki başarısı ise kabaca, yetenekli
olduğu alanda meslek sahibi olmak, mesleğinde
başarılı olmak, iyi ve uyumlu sosyal
ilişkiler kurmak olarak tarif edilebilir.
Bununla birlikte okul notları çok iyi
olmayan bir çocuk da bazı meslek alanlarında
çok başarılı olabilir, iyi bir aile
kurabilir ve alanında tanınan biri olabilir.
Karnelerdeki notlar okullara göre bazı
değişiklikler gösterse de, genelde yüksek
olması çocuğun düzenli, sorumluluk sahibi
olduğu ve zihinsel kapasitesini de daha
iyi kullanabildiğinin göstergesi sayılabilir.
Eğitim sürecinin bazı kademeleri diğerlerinden
biraz daha kritik özellikte, zor ve
farklıdır. İlköğretime yeni başlamak,
4. sınıfta sosyal, fen, yabancı dil
gibi soyut ve zor alanlara giriş yapmak,
6. sınıfta her derste farklı bir öğretmenden
ders alarak yıllardır çocuklarla hemhâl
olmuş tek öğretmenin ilgi ve şefkatinden
mahrum kalmak gibi. Hatta 7. ve 8. sınıfa
gelen bir çocuk takriben 12-14 yaşlarındadır.
Bu yaşlar insan hayatında ilk zorlanmalı
dönem olan ergenliğe geçiş yaşlarıdır.
Yani erinlik dönemidir. Çocukluktan
yetişkinliğe geçişteki bu ara dönem,
çocukta anne-babalar için kaygı verici
değişimlerin gözlemlendiği dönemdir.
Bu dönemde yaşanan yoğun kimlik bunalımı
doğal olarak okul başarısını da etkileyecektir.
Yeni bir kimlik kazanma ve aileden bağımsızlaşma
süreci, çocuğa o döneme değin aktarılan
kural ve davranışları bir süre askıya
aldırabilir. Bedenen 1-2 yılda gerçekleşen
fiziki büyümeyle ruhi gelişim süreci
paralellik gösteremez. Sakarlık, dikkatsizlik,
umursamazlık, asilik, hırçınlık, alınganlık,
dik başlılık, tembellik, duygusal iniş-çıkışlar
vs. tümü bu dönemde görülebilen doğal
duygu ve davranışlardır. Bu dönemin
Anadolu ve Fen Liseleri’ne hazırlık
dönemine denk gelmesi onlar için gelişimleri
açısından önemli bir dezavantajdır.
Aileler ve eğitimciler için karneler
çocuğu yönlendirmede de önemli bir bilgi
kaynağıdır. Karne başarı derecesinin
notlarla ifade edilmesidir. Genel anlamda
da ara vermek, mola’dır şubat tatili.
Enerji depolamak ve ihtiyaçtır. Çocuklarını
kendi yaşantı tarzlarına Uygun ödüllendirmeler
yapmak ailelerin unutmamaları gereken
önemli bir yöntemdir.
Başarısız bir karne getiren öğrenciye
dayağa yeltenmek, azarlamak, aşağılamak,
tatilden mahrum etmeğe tehdit etmek
veya başka ceza yöntemlerine başvurmak
yerine “Belki şu derslerden daha çok
yardıma ihtiyacın var; bu sorunu nasıl
çözebiliriz? Ama önce güzel bir tatille
yorgunluğunu atmalısın, sonra bunun
bir yolunu buluruz” diyerek yaklaşmalı
ve uygun bir zamanda derslerdeki başarısızlığı
telafi edecek imkanlar arayıp uygulamak
daha yapıcı ve akılcı bir yol olacaktır.
Çünkü “Hiç Bir Karne Çocuğumuzdan Değerli
Değildir”. Ve çocuğumuz hayatı boyunca
bir çok karne alarak kendini ve beklentilerimizi
değiştirecek, geliştirecektir… Onun
bu anlayışa ve fırsatlara kesinlikle
ihtiyacı bulunmaktadır.
Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim
IŞIK
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü
|