KARNELER ALINACAK VE HEP BİRLİKTE ÇOCUKLARIMIZI KUCAKLAYACAĞIZ…

Uzman Psikolojik Danisman Abdulkerim ISIK
Rehberlik ve Arastirma Merkezi Müdürü

KARNELER ALINACAK VE HEP BİRLİKTE ÇOCUKLARIMIZI KUCAKLAYACAĞIZ…

           

            Bu hafta sonu hayatımızın önemli anlarından birini yaşayacağız ve tüm toplum olarak karnelerimizi alacağız. Karne alırken nasıl davranacağız ve karnelerimizi doğru okumanın püf noktaları nelerdir. Bu konuları birlikte irdeleyelim.

Sayın Veli,

    Dünyaya kazandırdığınız ve değer vererek; canınızdan çok sevdiğiniz çocuklarınızın karnelerindeki başarı ve başarısızlığı değerlendirirken, “Karnenin, çocuğunuzun okuldaki derslerde; yaptığı çalışmaların notlarla ifade edildiği bir belge ” olduğunu ve hiçbir zaman çocuğunuzdan daha önemli olmadığını unutmayınız.
    Çocuğunuz  takdir, teşekkür vb. belgeler aldığında ne kadar mutlu oluyorsanız. Başarısızlığından da ne kadar sorumluluğunuzun ve payınızın bulunduğunu da aklınızdan çıkarmayınız.
    -   Karne günü, çocuklarınız için ne kadar önemli ise sizin içinde  o kadar önemli bir gündür.
    -   Karne günü, dönem boyu çocuğunuz için neler yapıp, neler yapamadığınızı sorgulayacağınız bir gündür.
    -   Karne günü, çocuğunuzla ne kadar ilgilenip, ilgilenmediğinizin değerlendirildiği bir gündür.
    -   Karne günü, çocuğunuza ne kadar değer verdiğinizin, sevginizin ve özverinizin, sunduğunuz maddi ve manevi imkanların karşılığını verip, vermediğinin, mutluluk yada ezikliğini, umut yada umutsuzluğunu, sevinç yada üzüntüsünü, onur yada mahcubiyetini, kendini olumlu yada olumsuz hissettiği, duygusal yönden yoğunluğun yaşandığı bir gündür.
    -  Karne günü başarılı olan öğrencinin, başarısının sevinci ve gururunu ailesi ve yakınları ile paylaştığı, düşük notlarla eve dönmenin tedirginliğini yaşayan, ailesinin karşısına çıkmaktan korkan, kendini yetersiz hisseden, umutsuzluğa kapılan, ailesinden azar işiteceği ve zarar göreceği endişesini taşıyan, özgüven duyguları incinmiş, duygusal yönden yıkılmış; bu olumsuz duygusal yoğunluktan adeta küçülmüş çocuğunuzun,  bütün bunlar yetmezmiş gibi ! Sizlerden alacağı tepkiyi düşünerek; sahteciliğe ve aldatmaya başvuracağı, savunmaya geçeceği bir gün asla ve asla  olmamalıdır.
    Anne ve babalar çocuklarının mutluluk ve sevinçlerini paylaşırken, başarısızlık halinde çocuğu ile ilgili bir çok olumsuz sonuçlar yaşamamaları için  karne günü, çocuklarının üzüntüsünü paylaşacağı, olumsuz tepkiler verilmeyeceği, sorun çözme duyarlılığı ve erdeminin gösterileceği ve çocuklarına bunun hissettirilerek, anne-babaları ile daha çok gurur duyacakları ve saygı gösterecekleri bir gün olmalıdır.
    Değerli anne ve babalar, Lütfen ! çocuklarınızın karnesindeki durumunu değerlendirerek, çocuğunuzun neden başarısız olduğunu mutlaka sorgulayınız. Hiçbir başarısızlık tesadüfü değildir.Hiç bir başarısızlığın sorumlusu yalnız öğrenci değildir. Çocuğunuzun başarısında yada başarısızlığında yalnız kendisinin ders çalışmaması kadar, ailesinin, arkadaşlarının, öğretmenlerinin, eğitim sisteminin, yaşadığı sorunlu ergenlik döneminin vb. faktörlerin hiç mi rolü yoktur ? Bu ve benzeri sorunları çözdüğünüz, çocuğunuza yaklaşımınızı değerlendirdiğiniz ve ergenlik dönemini sağlıklı geçirmesine katkı sağladığınız, duygusal yönden değer verip, sevdiğiniz, ilgilendiğiniz, onu dinleyip-anladığınız, değer verdiğinizi ona hissettirdiğiniz, insan yerine koyduğunuz, onun da ailede bir yeri olduğunu unutmayarak, onu önemsediğiniz, korku, kaygı ve üzüntülerini paylaştığınız oranlarda; güven, özgüven ve olumlu benlik duyguları gelişerek sağlıklı kişiliğe sahip bir birey olarak,  hedeflediğimiz başarı trendini yakalayacak ve  toplumumuzda yararlı bir birey olarak yerini alacaktır.
    Çocuğunuzun her istediğini koşulsuz karşılamayın ki belirli şeyleri elde etmenin bir bedeli olduğunu ve mücadele etmesi gerektiğini öğrensin. Yaptıklarını ve yapacaklarını engellemeyin ki girişimcilikleri artsın. Onun yapamadıklarına belirli oranda yardımcı olunuz, ancak tüm görevlerini kendiniz yapmayınız. Onun yaşına uygun becerileri kazanması için  sorumluluk alması,  görevlerini yapması için mücadele etmesi gerektiğini öğrensin. Kısaca ayakları üzerinde durabilsin.
    Çocuğunuza duygusal yönden yaklaşmanız yanında, daha başarılı olabileceği, isterse daha iyisini yapabileceği yönünde cesaretlendirin. Yaptığı olumlu davranışları ve yakaladığı her başarıyı paylaşınız ve ödüllendiriniz ki tekrarlasın. Olumsuz davranışları yada başarısızlığını  yüzüne  vurup eleştirmeyiniz, olumsuz tepkiler vermeyiniz, cezalandırmayınız, hele, hele başkaları ile kıyaslamayınız.
    Çocuğunuzun birey olarak farklı bir kişiliği olduğunu ve bu kişiliğin yalnız kendisine özgü, farklı bir yapıda şekillendiğini unutmayınız. Bir an için geçmişe dönerek, öğrencilik yıllarınızı hatırlayınız. Çocukluğunuzu hatırlayarak, aynı duruma sizin düştüğünüzü düşününüz ve çocuğunuza empati ile yaklaşınız. Çocuğunuzun karne sonuçları, beklentilerinizi karşılamayabilir, hatta beklentilerinizden çok düşük olabilir. O zaman kendinize şu soruyu yöneltiniz. “Acaba çocuğumun bu sonucu almasında benim ve eşimin hiç mi katkısı olmadı ?

” Kendi kendinize özeleştiri getiriniz. Daha sonra dönem boyu onunla ne kadar ilgilendiğinizi, sorunlarını ne kadar paylaştığınızı, ona karşı sevginizi ne derecede hissettirdiğinizi, onun için ne kadar özel süreler ayırdığınızı, okulunu kaç kez ziyaret ettiğinizi, yönetici ve öğretmenleri ile kaç defa görüştüğünüzü, çocuğunuzun karşılaştığı güçlükler konusunda çözüm üretmek için Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisiile kaç defa iletişim kurduğunuzu vb.” soruları düşününüz. Kendinizi sorgulayınız ve öz eleştiri getiriniz.
    Şüphesiz her veli çocuğunun başarılı olmasını ister, yine her öğrenci başarılı olmanın verdiği hazzı, mutluluğu tatmak ister. Ailesinin, arkadaşlarının,yakın çevresinin, okulundaki öğretmenlerinin kendisi ile gurur duymasını ister. Çünkü birilerince sevilme, gurur duyucu sözler işitme istemi, insani bir duygudur.
    Beklemediğiniz bir karne ile karşılaştığınızda, üzülmek, olumsuz tepkiler vererek karşınızdakini kırmak yada  kızmak gibi olumsuz yaklaşımlarda bulunmak yerine, kendinizin ve çocuğunuzun duygusal yoğunluğunun geçeceği bir süreyi kollamak tercih edilmelidir.Bu durumda hem sizin, hem de çocuğunuzun psikolojisinin ve sağlığının bozulmasına  asla izin  vermeyiniz. Çocuğunuzun tüm olumsuz durumlarına karşı, ona daha şefkatli yaklaşınız, duygularını anlamaya çalışınız, her şeye rağmen onu sevdiğinizi ve ona değer verdiğinizi, olumsuzlukların sevginizden bir şey değiştirmeyeceğini, her şeyin sonu olmadığını, başarısız olduğu derslere çalışılarak başarının bir gün yakalanabileceğini, ona güvendiğinizi, başarılı olduğu derslerde onunla gurur duyduğunuzu, birinci dönemde neleri yapıp, neleri yapamadıklarını düşünerek, daha planlı, daha sistemli çalışıldığında, mutlaka başarının yakalanacağını, başarısızlığın bir kader olmadığını belirten telkinlerde bulununuz.
Ayrıca geçen hafta sonu girilen OKS Sınav sonuçlarının da tüm velilerimiz tarafından benzer anlayışla karşılanması ve tüm sorumluluğun öğrenciye yüklenilmesinden titizlikle kaçınılması çok önemli bir ayrıntıdır. OKS Sınavı nasıl olursa olsun geçti gitti ama çocuklarımız hala bizim çocuklarımız ve daha onlarla çok büyük – çok önemli çok sayıda önemli virajları ge
çmemiz gerekecek. Unutmayın !

 

 

 



<<Geri Bu Makale 75 kez okundu