| SIDDET KÜLTÜRÜ
Siddet bir kültür müdür?
Sorusuyla baslayalim. Sorunun temelinde
yakip, yok eden, saldirgan davranislari
içeren, kaba kuvvet ve beden
gücünü kötüye
kullanmayi, bireye ya da topluma zarar
veren eylemleri, tasli, sopali, biçakli,
silahli saldirilari,…vb. bir çok
iliski-etkilesim tarzindaki asiri duygu
durumunu ifade edici yaklasimlar var
diyebiliriz. Siddet ayrica;genel anlamda
da öfke, kaygi ve korku duygularinin
degisik boyutlariyla disa yansimasidir.
Evet, istemedigimiz-istenmeyen bu davranisi
önlemek; son zamanlarda özellikle
hayatimizin degisik alanlarindaki ciddi
düzeyde tehdit ediciligini giderebilmek
için farkli bakis ve yaklasimlar
sergilenmekte…
Özellikle okullara siddetin ve
siddet görüntülerinin
siçramasiyla konu öncelikli
olarak irdelenmektedir. Ama nasil?...
burasi çok önemli…
günah keçisi de seçildi…Kurtlar
Vadisi ( Polat Alemdar-Çakir)….
bu kadar mi? Bugüne kadar hiç
mi baska filmler, diziler seyretmedik…
hiç mi hilkat-i garibe niteligindeki
karakterlerin ilginç ve kontrolsüz
serüvenlerini alternatifsiz ( baska
alternatif yokken ) izlemedik…
Siddet sadece çocuklarda mi zararli
bir biçimde var… Yetiskinler
ya onlar; hayat tarzlariyla, mücadele,
azim ve israrlarinda ne kadar mantikli,
saygili,… yasanan sorunlara çözüm
önerileri siddetin çok mu
disinda, ya da zorunda olduklarini düsünmelerinin
bir sebebi mi var?...
Her sey, tüm kötü giden
hususlar hep aile disindan mi kaynaklaniyor?
Bir anne bir baba olmazsa da bir çocuk
dogar mi bu dünyaya..? Anne-baba
olmak ne demek, gençlerimizi
evlendirirken acaba baska kriterler
ve gereklilikler mi belirlesek…
bu sartlarda…ailelerimiz ne kadar
sorumluluk aliyorlar ki ?...!!!
Film ve diziler disinda en genis pencereden
medya; bu konuda ne kadar duyarli ve
samimi?... Bazi amaçlar için
görmezden gelinen hassasiyetler
de mi olmuyorki, yoksa Nasrettin Hoca’yi
duymayan bir medya mi var ;bindigi dali
israrla kesmeye çalisiyor…ayni
gemide yasadigimiz mi aklimiza gelmiyor
yoksa?
Çocuklarimizi mi tanimiyoruz
ki onlarin sosyallesmeye basladigi 10
yasina dogru zamanlarda gruplara katilmak
isteyecegini, ergenlige girdiginde ise
var olma savasi vermeye baslayacagini,
dogru-yanlis kendisini bir yönüyle
ispat etme kavgasi verdigini ve bunda
da modeller aradigini, hemen taklitlere
yönelecegini mi bilmiyoruz? Yoksa
bilmek mi istemiyoruz……
Teknolojik devrim, iletisim-bilisim-internet,
okulu eve-odaya kadar ulastirma olarak
düsündügümüz
bu süreci biz mi yanlis düsünüyoruz
yoksa?.. Bu arada ülkedeki niteliksiz
bireyler için çok tatli
bir is kapisi mi açildi ki her
yerde okullardan daha çok internet
ve kafeler açildi ve biz bunlari
da bir araya getirip internetkafe yaptik…
çocuk ve gençlerimizin
gerçekten issizligi mi vardi
yoksa? Biz yapmadik mi?...Öyleyse
niye oldu?...
Insan olarak bizim bir kuralimiz varya;
Günes isidiginda uyanir, ise gider
ve aksam eve döner, uyuruz. Bu
insan olmanin kurali gibidir. Bütün
bu sorularin muhatabi konularinda kurali
var da biz mi bozuyoruz yoksa?...
Sunu adimiz gibi biliyoruz; engellemeler
saldirganligi siddete dönüstürebilir.
Bütün bu anlattigimiz hayat
tarzi bir kültürü olusturabilir
mi?
Ya hiç bahsetmedigimiz kötü
aliskanliklar da bu kültürde
yeserir mi ki?
Eeeeee yeter artik. Çok derin
düsüncelere dalmadan sormak
lazim. Acaba bunlarin bir çözümü
var midir?
Soralim o zaman:
Bilinçli Vatandas : Polat Alemdar
bütün bunlari sen mi yaptin?
Polat Alemdar : Hayir. Ben yapmadim.
Ne alakasi var?
Bilinçli Vatandas : Peki kim
yapti? Niye oldu?...
Polat Alemdar : ….?
Eeeee, simdi ne yapacaz? O da ben yapmadim
diyor… Evet bu kadar basit olmamali
bu ….
Acaba soru mu yanlis oldu? Yoksa yanlis
kisiye mi sorduk?...!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Devam edecegiz… |