SOSYAL BİR
OLGU SOKAK ÇOCUKLARI
Uzman Psikolojik Danisman
Abdulkerim ISIK
Adiyaman Rehberlik ve Arastirma Merkezi
Müdürü
Dünyadaki büyük,hızlı
gelişmeler ve değişimler ( globalleşme
ve küreselleşme...) ülkemizde de hissedilmiş
ve insanımız yalnızlaşma sürecine
girmiştir.Yalnızlaşma güvensizlik
oluşturmuş, psikolojik sağlığı olumsuz
etkilemiştir. Bu olumsuzluğu bireyler
yanlış inanışlar ve düşünceler ile
(hippy,punk,satanizm,..) yalnızlığını
da madde bağımlılığına yönelik yaşantılarla
(sigara,alkol,tiner,uyuşturucu,…)
doldurma eğilimine girmişlerdir.
Toplumların gelişmesi,yeni
kuşakların sağlıklı yetişmesine ve
iyi eğitilmesine bağlıdır.Bu nedenle
gerek aileye,gerek okula ve gerekse
topluma önemli görevler düşmektedir.Çocukların
bedensel,zihinsel,duygusal ve ahlaki
gelişimine olumlu yönde etki edecek
uygun ortamı sağlamak öncelikle ailenin
ve daha sonrada eğitim kurumlarının
görevleri arasındadır. Çocuklar toplumların
geleceğini oluşturacak yapı taşlarıdır.21.yüzyıla
girerken dünya toplumları,toplumun
geleceği ve güvencesi olan çocukların
yaşam standartları ve kalitesini yükseltmeye
çalışmaktadırlar.Dünya ülkeleri bu
yönde en önemli(!) adım olarak çocuk
hakları sözleşmesini imzaya açmışlardır.
Çocuk hakları sözleşmesi çerçevesinde
çocuğun yaşam,gelişme ve korunma hakları
güvence altına alınmaktadır.Ancak
bazı toplumların, ekonomik açmazları,göç,kentleşme
gibi sosyolojik olayları yoğun bir
biçimde yaşamaları,çocukların haklarını
ihlal eden ve yaşam kalitelerini düşüren
olumsuz koşulları da beraberinde getirmiştir..Bu
olumsuz koşullar sokak çocuğu gerçeğinin
oluşmasında önemli bir paya sahiptir.Bu
yüzden sokak çocukları problemini,
ülkenin genel çocuk problemlerinden
ayrı düşünmek imkansızdır.
Sokak Çocuğu Kimdir?
18 yaşın altında bulunan 24 saat sokakta
yaşayan,ailesiyle ilişkileri kopuk
olup geçimini sokaktan sağlayan,zaman
zaman suça karışıp,zaman zaman da
tiner,…gibi uçucu maddeler kullanan
yada bunlara ihtiyaç duyan ve sokak
ortamını mekan edinen çocuklara Sokak
Çocuğu denir. Bu çocukların aile,okul,çocuk
kurumları gibi kendine karşı sorumluluğu
olan kişi ve kurumlarla hemen hemen
hiç temasları bulunmamaktadır.
Çeşitli nedenlerle evden kaçmış,aile
ve toplumla olan bağları tamamen kopmuş
olan bu çocuklar toplu halde kendilerine
özgü kurallarıyla köprü altı yaşamını
seçmişlerdir.Yaşam ve yaşam kaynakları
için sokak,onların 24 saatlik meskenleridir.
Sokakta Çalışan
Çocuklar
Sokakta çalışan çocuklar ailesinin
geçimine katkıda bulunmak yada kendi
masraflarını karşılamak için günün
bir bölümünde sokakta çalışan, gecenin
erken yada geç bir saatinde evine
dönen çocuklardır.Mendil, sakız, su
ve kart satanlar, ayakkabı boyacılığı
yapanlar,… vb. buna örnektir. Genelde
tiner, bali…vb. madde bağımlılıkları
yoktur. Ancak madde bağımlılığı konusunda
ciddi olarak risk grubu oluşturmaktadırlar.
Bu çocukların aile ilişkileri bir
şekilde sürmektedir.
Bu tanımlardan sonra sokak çocuklarını
iki grupta toplamak mümkündür. Birinci
grup 24 saat sokakta yaşayan; ikinci
gruptaki çocuklar ise hayatlarını
sokakta kazanan çocuklardır.Bu çocuklar,aileleriyle
az çok bağlantısı olan,başka bir deyişle
akşam eve dönebilme imkanları olan
çocuklardır.
Birinci gruptaki çocuklar ise tamamıyla
evlerinden kopmuş ve sokaklarda yaşamayı
seçmiş çocuklardır.Bazı araştırmacılara
göre birinci gruptaki çocuklar gerçek
sokak çocuklarıdır.
Sokak çocuklarının sayısı söz konusu
olduğunda kesin bir rakam vermek zordur.Tanımlar
birbirine girmiş birinci ve ikinci
grup birbirinden kesin çizgilerle
ayrılmamıştır. Ancak bu çocukların
çoğu ergenlik yada ergenliğin ilk
dönemlerinde bulunmaktadırlar.Yapılan
araştırmalar sonucu en büyük yığılmaların
11-15 yaşları arasında olduğu tespit
edilmiştir.Sokak yaşamının bu kadar
erken yaşlarda başlamakta olması,bu
çocukların sokakta karşılaştıkları
tehlikelerle ilgili ilerde değineceğimiz
bulgularla birlikte değerlendirildiğinde,alınması
gereken önlemlerde gecikilmemesi gerektiği
daha iyi anlaşılmaktadır. Bu çocukların
çoğunluğu (%80-90) parçalanmış ailelerden
gelmekte, ebeveynlerin eğitim düzeylerinin
ve seviyelerinin ise çok düşük olduğu
tespit edilmiştir.Bu ailelerin sahip
olduğu çocuk sayısının çok yüksek
olduğu görülmüştür.
Sokakta yaşayan çocukların yaşantılarında
fiziksel, duygusal ve cinsel istismara
uğradıkları görülmektedir.Bu çocukların
karşılaştıkları diğer tehlikeler ve
zorluklara şunları örnek gösterebiliriz.Çevreden
veya akranlarından gelen şiddet,fiziksel
ve cinsel istismar,başkaları tarafından
suç işlemeye zorlanmak,yanma-yaralama(uçucu
maddelerden kaynaklanan) kronik,bulaşıcı
hastalıklara yakalanma,bakımsızlık
sonucu oluşan sendromlar, kaçırılma,öldürülme…
vb.
Sokak Çocuklarının Karşılaştıkları
Sorunlar
Kontrolsüz,sokakta çalışan (çalıştırılan
ve gece boyunca ailenin dışında bulunanlar)
,istismara uğrayanlar ve sahipsiz
sokak çocukları madde bağımlılığı
ve zararlı alışkanlıkların verimli
arazileridir. Sokak çocukları için
yaşamlarını sürdürebilmek çok önemlidir.
Bunun için bu çocuklar; ayakkabı boyacılığından-çöpleri
karıştırıp satılacak bir şeyler çıkarmaya,
dilencilikten-hırsızlığa kadar,pek
çok iş yapıp para kazanmaya çalışırlar.
Sokaktaki kız çocukları kısa zamanda
fuhuş batağına saplanır ve bununla
birlikte cinsel yollarla bulaşan hastalıkları
daha kolay kaparlar. Sokakta yaşayan
çocukları bekleyen bir diğer tehlike
ise uyuşturucu ve madde bağımlılığıdır
(tiner, esrar, eroin…vb.).
Sokak Çocukları Uçucu Maddelere
Neden İhtiyaç Duyarlar?
Bu çocuklar sokakta uğradıkları şiddete
karşı dayanabilmek,dayak yediklerinde
acı hissetmemek,soğuk kış aylarına
dayanabilmek (soğuğu hissetmemek),
halüsinasyonlar görüp gerçekte yapamadığı
şeyleri hayal ederek yapabilmek ve
utanma duygularını yok edip çevrelerinden
rahatlıkla bir şeyler isteyebilmek,
özgürce konuşabilmek için bu maddelere
ihtiyaç duyarlar.
Bunun yanında sosyal açıdan bir guruba
ait olmak duygusuyla,sokaktaki grupların
ortak yaşam biçimine ayak uydurarak
kendini kabul ettirebilmek için tiner,
bali gibi uçucu maddelerin ucuza kolayca
bulunabilmesi de sokak çocuklarının
bu maddelere ihtiyaç duymasını artırmaktadır.
Uçucu Madde Bağımlılığı
Madde bağımlılığı içinde en önemlilerinden
bir tanesi de uçucu maddelerdir.Uçucu
maddeler içinde bağımlılığı yapan
“ toluen” denilen çözücüdür.Bağımlılar
tarafından kullanılan uçucular; tiner,yapıştırıcılar,
aerosoller, çakmak ve bütan gazı gibi
maddelerdir. Uçucu maddelerin kullanımında
ruhsal bağımlılık görülür.Bu maddeleri
kullananların tamamına yakını erkektir
ve genellikle de arkadaş teşviki ile
başladıkları görülmektedir. Bu gençlerin
büyük çoğunluğunun madde bağımlılığının
yanı sıra sigara kullandıkları da
görülmektedir.Uçucu madde kullanan
sokak çocuklarında kullandıkları maddenin
bağımlılık yapmayacağı, istedikleri
zaman bırakabilecekleri şeklinde yanlış
bir kanı vardır.
Özellikle bali kullanan çocuklarla
ilgili yapılan çalışmalarda : Merak,içinde
bulunduğu sosyal grupta kendini kabul
ettirme ve ispata dayalı bir süreçte
ailelerinde şiddete dönük yaklaşımları
ve ilgisizliklerinin problemi kökleştirdiği
gibi sonuçlar elde edilmiştir.
Uçucu Madde Bağımlılığının
Nedenleri
1-Aile Yapısı :Parçalanmış, dağılmış,
kontrolsüz ve problemli aile , ekonomik
yönden sıkıntılı aile yapısı, kültürel
yoksunluklara sahip aile ortamı.
2-Güvensiz, Dayanıksız, Güçsüz - Bağımlı
Bir Kişilik Yapısına Sahip Olma ve
Kaygıdan Kaçma: Bağımlılar genellikle
özgüveni zayıf ve kaygılı insanlardır.Muhtemelen
aşırı koruyucu ana-baba tutumları
nedeniyle gerginlik ve baskı doğuran
durumlarla yüzleştirilmemiş, yeterince
sorumluluk verilmemiş çocuk-genç olarak
yetiştirilmemişlerdir.Hayattaki olayların
zorlukları,karşılaşılan engeller,başarısızlık
ve üzüntüler bu gençler için dayanılması
çok zor sıkıntılar getirir.Bu yapıdaki
gençler bağımlılık yapan maddelere
daha çok sığınabilirler.
3-İçten Denetimli Olmaktan Çok,Dıştan
Denetimli Olma: Bağımlı bireyler karşı
karşıya kaldıkları ve yaşadıkları
sorunları hep kendi dışındaki nedenlere
bağlı olduğunu düşünürler.Ve bunların
çözümlerini dışsal gelişmelere bağlarlar.
4-Kendini, Yeteneklerini Tanımama
ve Değersizlik Duygusu: Bağımlı bireylerde
sürekli kendini aşağılama,suçlama,yetenek
ve değerlerinin farkında olmama,kendine
ait değerlendirmelerde olumsuz bir
tutuma sahip olma gözlenir.
5-Kabul Edilmeme ve İtilmişlik, Duygusal
Bakımdan Olgunlaşmamış Olma: Çocukluk
döneminde ebeveyni tarafından reddedilmiş,sevgi
yoksunluğuyla karşılaşmış bireyler;
doyurulmamış ve tatmin edilmemiş bu
duygularını bağımlılık yapan maddelerde
aramakta, böylece sosyal yapıya dönük
tepkisellik sergilemektedirler.
6-Hazza Yönelik Olma: Duygularının
ve bedeninin yeni heyecanlar yaşaması
ve kısa sürelide olsa coşkulu bir
biçimde zevk alma arzusu bireyi bu
maddelerin sahte büyüsüne kaptırmaktadır.
7-Zararlı Alışkanlıklara Sahip Arkadaş
Çevresi: Ergenlikte arkadaş-akran
etkileşimi yoğundur ve gençler arkadaşlarının
etkisine açıktır.Bağımlılık yapan
maddelerin kullanıldığı çevrelerde
yaşayan ve bu maddeleri kullanan arkadaş
çevresine sahip gençler,arkadaşlarına
özenerek ve arkadaşları tarafından
“kabul görmeyi ve dışlanmamayı isteyerek”
bu maddelere tutsak olmaktadırlar.
Bağımlılık
Yapan Maddelerin Kullanımının Önlenmesi
Eğitsel ve psikolojik olarak madde
kullanımı ile mücadelede kullanılan
yöntemler şunlar olabilir:
1-Caydırma:Maddenin zararlarını anlatarak
kullanacak kişileri vazgeçirmek.
2-Bilgilendirme:Maddenin yapacağı
etkileri gençlere anlatarak onları
eğitmek.
3-Kişiliğin Güçlendirilmesi:Gencin
kendine güven duymasını sağlama ve
kişisel sorularının
üstesinden gelmesini sağlama.Okullarda
Rehberlik Servisleri aracılığıyla
bu sağlanabilir.
4-Sosyal Becerilerin Artırılması:Gençlerin
serbest ve boş zamanlarını uygun becerilerle
değerlendirebilmelerini sağlama ve
başkaları ile iyi iletişim kurmayı
öğrenmelerini sağlama. Okullarda gezi
faaliyetleriyle,grup halinde ödev
yaparak ve tiyatro gibi etkinliklerle
bu sağlanabilir.
5-Uyuşturucu Karşıtı Bir Tutum Kazandırma:Uyuşturucu
maddelere karşı bireydeki yanlış inanç,
değer ve tutumların uygun inanç, değer
ve tutumlarla değişmesini sağlamak.Bu
da okulda öğrencileri
bilgilendirmeyle sağlanabilir.
ÖNERİLER
Sigara,alkol ve uyuşturucu madde de
bireysel ve psikolojik özellikler
benzerlikler taşımakta, devamında
maddenin temini hususunda karşılaşılan
zorluklar davranış bozuklukları ve
suç eğilimleri ile telafi edilmektedir.
Bağımlılık ve zayıf kişilik sonuçta
her türlü yoksunluk belirtilerini
,bireysel psikolojik sağlığı destekleyici
yaklaşımlarla ele almak, stres ve
zorlanmalarla başetme becerisi kazandırmak
rehabilite edici olacaktır.
AİLELERE ÖNERİLER
Sosyal değerlerin ve ahlaki erdemlerin
altyapısının bulunduğu toplumumuzda
özellikle şehirleşmenin kontrolsüzlüğü
ve teknolojik medeniyetin karmaşasında
kültürel ve manevi içerikli programlarla
çocuk ve gençlerimizdeki yalnızlığa
giden süreci ve güvensizliği gidermek
; kimlik kazanmış sağlam kişilikli
bireyler yetiştirmek öncelikli hedef
olarak görülmelidir
Bilindiği gibi eğitim aileden başlar,
sağlıklı bir toplum ve olumlu kişiliğe
sahip, öz güveni yüksek, kendi yeteneklerinin
farkında olan, kişiler arası iletişimi
yüksek bireyler yetiştirmek için aileye
düşen bazı görevler şunlardır:
1- Çocuğunuza sık sık söz hakkı verin.
2- Çocuğunuzun fikirlerine değer verdiğinizi
ona hissettirin.
3- Çocuğunuzun olumlu davranışlarını
mutlaka takdir edin.
4- Çocuğunuza özel olarak zaman ayırın.
5- Aşırı eleştirici ve yargılayıcı
olmaktan çekinin.
6- Çocuğunuzun hatalı davranışlarını
onunla konuşarak ve ona doğru olanı
anlatarak çözmeye çalışın.
7- Başkalarının yanında çocuğunuzu
küçük düşürmeyin.
8- Onu sevdiğinizi sık sık belirtin.
9- Basitte olsa onun için önemli olan
şeylere sizde önem verin.
10- Yanlış ve uygunsuz cezalandırmalardan
kaçının.
11- Çocuğunuzdan beklentileriniz çok
aşırı (ütopik) olmasın.
12- Çocuğunuza yaşından büyük yada
küçükmüş gibi davranmayın.
Sokak Çocukları İle İlgili
İl’de Yapılacak Bir Çalışmada Görev
Planlanması Önerisi
Koordinatör Bakanlık : Devlet
Bakanlığı ( Valilik )
Belediye : Mekan sağlar,
yönetimde bulunabilir, Maddi destek
sağlar.
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
: Uzman verir,Planlama yapar,Aile
araştırmaları yapar,Seminerlerde görev
alır.
Milli Eğitim Müdürlüğü :
Psikolojik hizmet verir, Eğitim-Öğretim,
Seminerlerde görev alır, Yetiştirme
ve yönlendirme çalışmaları, Aile eğitimi
yapar.
Sağlık Müdürlüğü : Sağlık
hizmeti verir.
Emniyet Müdürlüğü : Güvenliği
sağlar, Sokaktaki çocukların kontrolünü
sağlar, Veri sağlar.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü :
Sportif çalışmalar yapar, Görevli
ve mekan tahsisi yapar.
İl Müftülüğü : Görevlendirmelerle
motivasyon destek hizmeti sağlar.
Sivil Toplum Kuruluşları :
İstihdam, Uzman görevlendirme,Gönüllü
katılımlar sağlama, Maddi destek,
Sosyo-kültürel faaliyetlerin koordinasyonu
ve gerçekleştirilmesini sağlar.
Medya : Her türlü eğitim
çalışmaları, Bilgi ve haber sağlama,
Verilen diğer görevleri yerine getirir.
Uygulanabilir
– Katılımcı Bir Öneri
Tesbit edilmiş ve sosyal incelemesi
tamamlanmış Tinerci ve Sokak çocuğu
olarak tanımlanan belli sayıdaki (50-100)
çocuğun : İldeki işadamı ve kuruluşlarla
anlayış-işbirliği içerisinde her kişi
(kuruluş) 'nin 1' er çocuğu en uygun
şekilde istihdam etmesi ve bu çocuklar
için Mesleki Eğitim Merkezi ile Halk
Eğitim Merkezi kanalı ile eksik eğitimlerinin
tamamlattırılması. Ayrıca gerekli
sağlık, psiko-sosyal ve kimlik-kişilik
hizmetlerinin ilgili proje katılımcı
kurumlarınca karşılanması .
Sonuç olarak;Sokak
çocukları olgusu aslında bizlerin
yaşadığı toplumsal stresin olumsuz
bir ürünü sayılabilir. Bu olguya neden
olan en büyük etmen ekonomik yetersizliklere
dayalı ailesel ve toplumsal sorunlardır.
Toplumun çekirdeğini oluşturan aile
kurumundaki çözülmeler,toplumdaki
istikrarsızlığı da beraberinde getirmiştir.
İstikrarsızlığa neden olan bu etmenlerin
başında köyden-kente göçlerin olması
sayılabilir. Bu göçler sonucunda bireyler
kent yaşamına (sosyo-kültürel ve ekonomik
olarak) uyum sağlamakta güçlük çekmiştir.Böylece
sokak çocukları olgusu kendiliğinden
ortaya çıkmıştır.
Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir toplum
oluşturabilmek için Biyo-psiko-sosyal
düzeyi yüksek olan bireylere ihtiyaç
vardır.Bunun da ilk basamağının eğitim
olduğuna inanıyoruz.
En kolay çözüm hiç başlamamak ve başlamayı
önleyici tedbirler almaktır.
Tehlike geliyorum diyor
!
Herkes bu işte görev üstlenmeli ve
yapacağını yapmalıdır.
Yarın geç olacaktır !...
Yararlanılan Kaynaklar :
1- Adıyaman RAM Müdürlüğü
,“Sokak Çocukları“ Dokümanı , 2003
2- KULAKSIZOĞLU , Adnan ,“Ergenlik
Psikolojisi“, Remzi Kitabevi, İstanbul,
1999
3- ULUĞTEKİN , Sevda ,“Sokak Çocukları”
, İstanbul SPM , 1996
4- ZEYTİNOĞLU , Sezen, “Çalışan Çocukların
İstismarı ve İhmali” Ege Ünv.Yay.
İzmir, 2001
5- www.geogle.com. “ Sokak Çocukları”