TRAFİK İLETİŞİMİ

TRAFIK ILETISIMI

Uzman Psikolojik Danisman Abdulkerim ISIK
Adiyaman Rehberlik ve Arastirma Merkezi Müdürü

Psikolojide son yillarda popülerlesen, alt bilim dallari daha çok gündeme gelmeye ve hayatimizin içerisinde düzenleyici-etkileyici kurallarini göstermeye basladi. Spor psikolojisi, Endüstri psikolojisi, Trafik psikolojisi, ….vb.

Yaz tatili ve yillik izin dolayisiyla il disina çiktigimda en önemli yasantim yolculuklarla ilgili olanlar oldu. Yani teorisini bildigim trafik psikolojisinin içerigini ve kurallarini yasayarak yeniden yorumlama firsati buldum. Bu vesile ile bu yasantilarimi ve düsüncelerimi paylasmak istiyorum.

Trafik kavramini; en genel tanimayla yayalarin ve tasitlarin; yol kural ve düzenlemeleri ile iletisimi olarak tanimlayacak olursak, konunun hayatimizin çok önemli ve hassas bölümünü olusturdugunu görürüz.

Bu süreçte özellikle sürücülerin aktif oldugu bir iletisim durumundan ve psikolojik etkenlerin hakim oldugu bir yasantidan bahsedilebilir. Birbirini hiç tanimayan ve daha önce görüsmemis farkli kisilik ve yapidaki, yastaki, cinsiyetteki,…… bir çok insan ayni yolda, ayni kurallarla birlikte ortak zaman geçirmeye baslarlar yolculukla. Dahasi bu ortak zaman insan hayati gibi çok degerli bir unsuru varlik sebebi olarak merkezine alir. Devaminda ekonomik degerler, psikolojik travmalar,….. hep merkezde olan karsiliklar, faturalardir.

Iste bu önemli degerlerimizi çok kolay hem de zahmetsizce koruyabilir hatta mutlulugumuzu pekistirecek yasantilarla zenginlestirebiliriz.

Su örnekle anlatmaya baslayayim istiyorum. Sanliurfa istikametinde Bozova mevkiinde bir kum kamyonunu sollayacaktim ve önüm-arkam açik görünüyordu. Tam sollamaya giriyordum ki kamyon soförü elini camdan çikardi ve aceleyle durmami isteyici sekilde salladi. Hemen mesaji gördüm ve tekrar kendi seridime geçtim. Birlikte tirmanmaya devam ettim. Bir süre sonra sol sinyalle geçebilecegimi isaret etti ve sollamaya geçtim. Tam yanindan geçerken, ben kamyon soförüne selam ve tesekkür içerikli orta uzunlukta bir korna çaldim. O da benim kornama ritmik bir cevap verdi. Ailece hepimiz arabada güzel bir tebessümle devam ettik. Hiç tanismadigim ama birlikte trafigi paylastigim o güzel soför hayatima güven ve mutluluk katti. Çünkü aracini kabullendi ve onu sollayabilecegimi düsündü, beni korudu, deger verdigini gösterdi ve yüz yüze gelmeden bile trafikte sicak bir dostluk yasadik. Ondan sonraki devam eden yolculugumda beni kurallar ve kurallar disindaki trafik iletisimi konusunda motive etti ve benzer tepkilerime destek oldu.

Ayni örnegin olumsuz yansimasini 3 gün sonra Kahramanmaras-Pazarcik mevkiinde bir yük kamyonunun israrla yol vermek istememesi, hatta ani ve tehlikeli manevralarla yaris havasindaki tepkisiyle karsilastim. Sinirlendim, korktum ve yol gidisim oldukça tedirginlesti. Firsatini buldugumda onu takipten kurtulmak için hemen solladim ama onu geçerken de uzun uzun bir korna mesaji verdim. Ilginçtir ondan hiçbir tepki almadim. Bu yasantim bana trafik canavari portresini iyice netlestirdi. Bu yol arkadasim etrafina dikkat etmedi, yol arkadasina güven vermedi, aracini ve durumunu kabullenmedi,…… tüm bu nedenlerle tehlikeye yol açti ve benim hayatima sadece üzüntü, can sikintisi katti.

Adana istikametinde otoyolda seyir halinde devam ederken, yaklastigim 2 Tir’in birbiriyle yaristigini ve 2 seridi kapattigini bazen üçüncü seride de geçtiklerini gördüm. Onlardan daha rahat ve hizli olmama ragmen sollayamadim ,ve en soldaki serit bile tehlikedeydi zaten. Bir süre yarislarini izledikten sonra, yaklastim ve sola dogru kaydim, önümdeki Tir’in dikiz aynasindan soförü gördüm. Uzun farlari ve kornayi birkaç defa kullandim ve yerimde devam ettim. Bir süre sonra soldaki tir yavasladi ve en saga geçti, önümü bosaltti. Ben de geçerken tebessümle korna çaldim, beni dikkate aldigi ve gördügü için….
Biraz sonra bir Renault marka otomobil sürekli bana aynisini yapti 110-120’ile gittigim yolda ona yol vermek için kenara geçtim ama bir türlü geçmiyordu. Biraz yavaslayinca onun hizinin daha düsük oldugunu ama anlayamadigim bir nedenle isaret verdigini gördüm. Sonra iletisimi sürdürmedi de. Biraz birlikte devam ettikten sonra anlamsiz bir psikolojiyle ondan da uzaklastim.

Bunun gibi bir çok yasantim oldu yolculuklarim boyunca, hele o Zorkun Yaylasina tirmanirken, yukaridan inen bir otomobile vurmaktan salise farkiyla kurtuldum ve nefesim kesildi. Kendi kendime söylenip durdum…. Pasaya kelle mi yetistireceksin……………diye. Ama gerçekten çok yavas ve dikkatli inilmesi gereken zor, virajli ve bozuk bir yolda hizli ve kontrolsüzce hem kendi hem de baskalarinin canini, malini, neslini tehlikeye sokan bir davranisti yukaridan gelenin hali . Gerçekten çok uzun bir korna çaldim ve durdum fakat o durmadi. Sonrada tüm aileme bu tepkimin açiklamasini bu yazidaki içerigiyle yaptim.

Evet birçok yerde ve anda mevcut kurallar, araçlar, yollar,…… hayatin akisinin devamina yetmiyor. Anlayis, yaklasim ve yorumlama yani trafik psikolojisi dedigimiz o süreç çok önemli bir biçimde agirligini hissettiriyor. Insan unsurunun varligi, planlananlar disinda baska hem de kestirilemeyen etkileyicilerinde devrede olmasini kaçinilmaz kiliyor .

Hepimizin benzer olumlu psikolojilerle trafige çikmamiz ve her seye Psikolojik olarak hazir olmamiz, trafigin iletisim dilini iyi kullanmamiz çok önemli.

Iznim sirasinda yaptigim 1600 km’lik yolculuk sonrasinda insan hayatini ve trafigi tehlikeye sokan öncelikli tavir ve davranislarin; Asiri hiz, acelecilik ve dikkatsizlik oldugunu, bu olumsuzluklardan kurtuldugumuzda problemin çok büyük bir kisminin çözülecegi gerçegini gördüm ve buna olan inancim artti …………………

Lütfen hep birlikte el ele, kalp kalbe ve kafa kafaya vererek günlük hayatimiza bilimsel gerçeklikleri de hakim kilarak mutlulugumuza selami eksik etmeyelim.


<<Geri Bu Makale 259 kez okundu