Eğitim bir öğretim programını gerçekleştirmek
için olmazsa olmazıdır.
Eğitim; Kaliteli, verimli ve düşünebilen
bireylerin, düşündüğünü hayata geçirebilmesinin
geçiş sürecidir.
Vizyon; Kısa anlamıyla bugün ile gelecek
arasında köprü oluşturmaktır
Bu anlamda her kişinin farklı bir
vizyonu vardır. Ama bir eğitimci isek
bizim vizyonumuz farklı olmalı yani
mevcut durumumuzdan maksimum düzeye
nasıl çekilir, stratejiler nelerdir…
tüm bu hususların açıklığa kavuşturulması
ve paylaşılması gerekir. Bu stratejileri
belirlerken okulumuzun mevcut durumunu
çevre faktörlerini de dikkatle inceleyerek
şablonik bir yaklaşımdan ziyade ulaşılabilir,yapılabilir
bir hedefler belirtilmelidir. Mevcut
uygulamalar da görünen aksaklıkların
bir çoğu mesleki bir yaklaşımlarla
verilen kararların sonucudur.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi
yetiştirmek için seçilecek modellerin
mutlaka Bakanlığın adında da ifadesi
bulunan “ Milli bir Kimlikte” olması
hususu hiçbir zaman gözden kaçırılmamalıdır.
Bu amaçlar hep düşünce farklılıkların
üzerinde olmalı yani yarınları öyle
ya da böyle ipotek altına alınmamalıdır.
Çağdan medeniyet seviyesine varmak
için ise vizyonumuz merkez ve taşra
teşkilatları arasında iyi bir iletişim
kurmakla olur. Yani görsel medya ve
neşriyat birimleri de vizyonumuza
uygun olmalı yani 2000li yılların
görsel medyasındaki programlar yapıcı
olmayı birinci öncelik olarak kabul
etmeli; özellikle gerilim içeriğinden
uzak ve vizyonumuza şuurlu katkılar
çabasında olmalıdır. Bu anlayışta
yegane geleceğimizi neme lazımcı amaçsız
bir toplum olmak yaralıyor.
Bence bilim ve teknik yolunda vizyonumuz
gelecekte ulaşılması gereken yüksek
nokta olmalıdır. Vizyonu güçlü ve
paylaşılan bir eğitim her konuda ülkemizi
geleceğe taşıyan temel değer olacaktır.